Morals türkçesi Morals nedir

  • Toplumuna göre, yasa ve aktöre yerine geçebilen, ama gerçekte yasa olmayan davranış kalıbı.
  • Ahlak düşüncesi.
  • Ahlak.
  • Töre.
  • Özdeyiş.
  • Aktöresel niteliği belirgin geleneksel halk davranışlarının her biri. bk. gelenek, görenek, boşinanç. krş. moda.
  • Hulk.
  • Aktöre.
  • Ahlak kuralları.
  • Ders.
  • Adab.

Morals ile ilgili cümleler

English: When you are constantly told no smoking, no smoking like that, you start thinking, maybe smoking really is a threat to public morals or something.
Turkish: Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.

English: The morals of our politicians have been corrupted.
Turkish: Siyasetçilerimizin ahlakı bozuldu.

English: Tom has no morals.
Turkish: Tom'un ahlakı yok.

English: In present day Japan, "alchemy" is only used metaphorically; to refer to improper means of making money by politicians or religious hucksters with no morals or shame.
Turkish: "Simya" kelimesi günümüz Japonya'sında, inandıkları hiçbir ahlâk değeri olmayan siyasetçilerin veya din madrabazlarının gayr-ı ahlâki yollardan para kazanmalarını ifade etmek sadedinde münhasıran mecazi manasıyla kullanılır.

English: The priest tried to improve the people's morals.
Turkish: Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.

 

Morals ingilizcede ne demek, Morals nerede nasıl kullanılır?

Contrary to sexual morals : Cinsel töreye aykırı imler. Toplumun cinsel anlayışına aykırı düşen markalarda kullanılan imler.

Good morals : Töre.

Offence against good morals : Toplum töresine karşı işlenen suç.

Balmorals : Kasket (isk.). Kasket. Bere.

Moral action : Ahlak açısından değerlendirilebilen, ahlaki bir değere uygun düşen veya ahlaki bir amacı gerçekleştirmeye yönelik, niyetlilik karakteri taşıyan, belli bir amaca yönelmiş olan eylem. Ahlaki eylem.

Moral defeat : Manevi yenilgi.

Moral faculty : İyi ile kötüyü ayırt edebilme.

Moral courage : Medeni cesaret.

Moral decline : Ahlaki çöküş.

Moral classification : Uluslararası katolik sinema kurumu'nun her film için yaptığı ve katoliklerin uymasını istediği bölümleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Törel bölümleme.

İngilizce Morals Türkçe anlamı, Morals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Morals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dicta : Hüküm. Vecize. Resmi açıklama.

Aphorism : Hikmet. Aforizma. Özlü söz. Atasözü. Vecize.

Motivation : Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba. Özendirme. Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç faktörler. Güdülenim. Hareket ettirme. Neden. Şevk. Harekete getirme, harekete sevk etme. itici kuvvet, harekete yöneltici içsel güç. Dürtü. Teşvik.

 

Adages : Vecize. Atasözü. Darbımesel. Mesel.

Lesson : Hisse. Azar. Çimke. İbret. Paylama.

Teachings : Öğretmenlik. Doktrin. Öğretim. Öğretme.

Lecture : Anlatma. Ders anlatmak. Öğütler vermek. Fırça çekmek. -e nutuk çekmek. Konferans vermek. Öğretmenin belli bir konuyu anlatıp açıklaması ilkesine dayanan, genellikle öğrencilerin soru sormalarına, tartışmalarına ve birlikte çalışmalarına olanak tanımayan bir ders verme biçimi. Uyarmak. Azarlamak.

Motive : Yönlendirmek. Tepki ve davranışları devindiren iç ve dış etki. Genel anlamda gerek bilinçli, gerek bilinçsiz olarak davranımı doğuran, devamını sağlayan ve ona yön veren herhangi bir içtepi, itki ve tavır. organizmanın, belli bir amaca göre, birbirine bağlı bir dizi davranım göstermesini gerekli kılan gereksinim. bir etkinlik ya da eylemin gizli nedeni. kaynağı, dürtüde olduğu gibi, duygulanım olmayıp us olan neden. Hareket ettirici. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Motive etmek. Motif. Güdü. Neden. Etkilemek.

Code of ethics : Ahlaki değerler yasası. Mesleki ahlak kuralları. Ahlak yasası. Deontoloji.

Manners : Görgü. Terbiye. Adap. Örf. Adabımuaşeret. Hareket tarzı. Edep.

Morals synonyms : light within, sense of right and wrong, ethical motive, christ within, inner light, apothegm, moral, traditions, good morals, example, object lesson, morale, scrupulosity, conscience, morality, period, principle, byword, scrupulosities, aphorisms, custom, ethic, light, epigraphs, teaching, subject, trainings, characters, moralities, need, apophthegm, gnome, scruples.