Mosquito control türkçesi Mosquito control nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Sivrisinek kontrolü.
  • Fiziksel, kimyasal, biyolojik vb. yöntemlerle sivrisinek sayısın azaltılması ve kontrol altına alınması.

Mosquito control ingilizcede ne demek, Mosquito control nerede nasıl kullanılır?

Mosquito : Sivrisinek. Sivrisinekler familyasına bağlı sinek türlerinin ortak adı. a. bk. sıtma sivrisineği, ev sivrisineği. Culicidae ailesinde yer alan, birçoğu insan ve hayvanlardan kan emen, birçok hastalığa vektörlük yapan, kimileri zehirli, tatarcık sineklerine benzeyen sinekler, sıtma sivrisineği. bunların larvaları sularda yaşamakta olup erişkinleri karakteristik damar düzenine ve uzun bir hortuma sahip, birçok türü tıbbi öneme sahiptir. culicidae ailesinde yaklaşık 3500 tür bulunmaktadır. en önemli cinsler anophelinae ve culicinae alt ailesinde bulunan anopheles, culex, mansonia ve aedes cinsleridir. sivrisinekler birçok bakteriyel ve viral hastalığın özellikle sıtma hastalığının vektörü olarak bilinmektedirler. Moskuito.

Control : Kontrol altında tutmak. Kumada etmek. Kontrolü sağlamak. Denetim. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. İşletmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kontrol. Denet. İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal.

 

Mosquito bar : Cibinlik.

Mosquito bite : Sivrisinek ısırığı.

Mosquito bite dermatitis : Atlarda culicoides cinsine dahil ısırıcı sineklere karşı gelişen kaşıntılı kıl dökülmesiyle ve eozinofillerden zengin perivasküler infiltrayonla belirgin kronik deri yangısı, yaz egzaması, yaz pamukçuğu, alerjik kurdeşen. Sivrisinek ısırığı dermatitisi.

Mosquito boat : Sürat teknesi (küçük). Hücumbot.

İngilizce Mosquito control Türkçe anlamı, Mosquito control eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mosquito control ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdomen : Karnın altı. Batın. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Mosquito control synonyms : a c deformity, abdominal palpation, abdominal pain, a c syndrom, abdominal distention, abamectin.