Mouthful türkçesi Mouthful nedir

  • Söylemesi zor kelime.
  • Ağız dolusu lokma.
  • Lokma.
  • Ağız dolusu.
  • Önemli.
  • Söylenmesi güç ve çok uzun sözcük.

Mouthful ingilizcede ne demek, Mouthful nerede nasıl kullanılır?

Say a mouthful : Yerinde laf etmek. İsabetli bir şey söylemek.

Mouthfuls : Önemli. Lokma. Ağız dolusu. Söylemesi zor kelime.

Mouth cavity : Ağız boşluğu.

Mouth opening : Ağız açma. Ağız açıklığı.

Mouth organ : Ağız mızıkası. Armonika. Mızıka.

From mouth to mouth : Bir kişiden diğerine. Ağızdan ağıza aktarılan. Dilden dile. Ağızdan ağıza.

Foot and mouth disease : Dabak hastalığı. El ayak hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. Şap hastalığı.

Enteric red mouth disease : Enterik kızıl ağız hastalığı. Çeşitli balık türlerinde, yersinia ruckeri’ nin neden olduğu, karında sıvı toplanması, deride rengin koyulaşması, ağız, operkulum ve yüzgeç tabanlarında kızarıklıklar, vücut yüzeyinde ve iç organlarda hemorajilerin oluşmasıyla karakterize bulaşıcı ve öldürücü bakteriyel bir hastalık, yersinyoz.

Lead a hand to mouth existence : Kıt kanaat geçinmek.

 

Word of mouth advertising : Sözlü reklam.

İngilizce Mouthful Türkçe anlamı, Mouthful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mouthful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Die : Mortoyu çekmek. Kandilin yağı tükenmek. Yivaçarın çelikten yapılmış ve dişi açan parçaları. Dünyaya gözlerini kapamak. Ölmek. Yivaçar lokması. Bitmek. Göçmek. Canı çıkmak. Sıkılmak.

Crit : Can alıcı. Eleştirel. (belli sayıda turdan oluşan ve trafiğe kapalı alanda gerçekleştirilen) bisiklet yarışı. Kritik.

Bit : Uç. Önemsiz. Keser ucu. Ağırlık. İkili öğe; 0 ya da 1 gibi iki damgadan oluşan bir damga takımının öğesi. en küçük veri öğesi. veri saklama sığası birimi. bilgi ölçü birimi. Ufak. Arı ikili sayılar dizgesinde kullanıldıklarında 0 ve 1 sayılarından biri. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İkili sayamak. Bozuk para.

Donuts : Genellikle kızartılan küçük tatlı bir poğaça türü (doughnut olarak da yazılır). Halka.

Cautious : Müdebbir. Temkinli. İhtiyatlı. Sakıngan. Dikkatli. Basiretli. Sakınan. Tedbirli.

Condyles : Eklem bacaklıların eklemleri arasındaki uygun yüzeyler. Kondil. Kemik ucu yumrusu. Eklem yumrusu. Kondiles. Yuvarlak eklem çıkıntısı. Kemik ucu.

Serving : Servis. Tabak. Dış örtü. Hizmet eden. Servis atma. Dış örtü kablo. Porsiyon. Hizmet etme.

Burning : Yakış. Yakma. Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin, ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı. Büyük. Yanan. Kızgın. İvedi. Yanma. Mühim.

 

Gobbets : Parça (et).

Mouthful synonyms : small indefinite amount, small indefinite quantity, mouthfuls, bits, morsel, bigger, emphatical, chews, big time, bolus, taste, cardinal, gobbet, portion, circumspect, sup, bite, considerable, chew, donut, capital, consequential, containerful, condyle, biggies, swallow, emphatic, big, helping, condyl, biggest, biggie, chaw.

Mouthful ingilizce tanımı, definition of Mouthful

Mouthful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As much as is usually put into the mouth at one time.