Movers türkçesi Movers nedir

Movers ingilizcede ne demek, Movers nerede nasıl kullanılır?

Removers : Ev taşıyıcı. Nakliyeci.

Prime mover : Çekici. Ana işletici. Tırın öndeki çekici kamyonu. Birincil hareket kası. İşletici makine. Muharrik. Ana kuvvet. İnsan tarafından üretilen doğal kuvvet. İtici güç. Fikir babası.

Mover : Taşıma şirketi. Nakliye firması. Teklif eden. Hareket ettiren. Taşıma firması. Nakliye şirketi. Taşıyıcı. Hareket ettirici. Nakliyeci. Ev eşyası taşıma firması.

Dye remover : Boya çıkarıcı.

Earthmover : Toprak kazma makinesi. Toprakkazar. Büyük miktarda toprak kazan ve taşıyan makine. Buldozer.

Spot remover : Leke çıkarıcı.

Remover : Sökücü. Leke çıkarıcı. Nakliyeci. Ev taşıyıcı. Ev eşyası nakliyecisi. Temizleyici. Çıkarıcı (leke sökücü gibi). Çıkarıcı. Silici. Giderici.

Nail polish remover : Oje çıkarıcı.

Staple remover : Zımba teli sökücü. Zımba teli çıkarıcı. Zımba teli çıkarıcısı.

Stain remover : Leke sökücü. Leke çıkarıcı. Leke çözücü. Sadece su kullanılarak çıkmayacak lekeleri çıkaran özel bir kimyasal madde. Leke giderici. Leke çıkarıcısı. Kir çıkaran. Kir temizleyen. Leke çıkarıcı madde.

İngilizce Movers Türkçe anlamı, Movers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Movers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Continue : Uzatmak. Dayanmak. İdame etmek. Devam ettirmek. Kalmak. Uzamak. Sürdürmek. Ertelemek. Devam etmek. Sürmek.

Range : Dizmek. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıra (dağ veya tepe). Tüketicinin bir malı satın almak için gitmeyi göze alabileceği en uzak mesafe, bir başka deyişle malların tüketiciye ekonomik olarak taşınabileceği en uzak mesafe. Gezmek. Uzanmak. Menzil. Canlıda, yüksek enerjili bir parçacığı durdurmak için gerekli madde kalınlığı. Atılan bir nesnenin, bir yere çarpınca ya da devinim erkesi sürtünme katsayıları yüzünden tükeninceye dek gidebildiği uzaklık. Turlamak.

Step : Basmak. Ayak izi. Adım. Adım atmak. Adımlamak. Girişim. Top taşıma. Üvey. Yürümek. Derece.

Steam : Buharla çalışmak. İstim. Buhar çıkarmak. Buhar. Buğulama yapmak. Buhar halinde çıkmak (bir şeyden). Suyun, ısı etkisiyle gaz halini almış biçimi. Buğu. İstimbotla veya buharlı lokomotifin çektiği trenle gitmek.

Shuttle : İleri geri işlemek. Birkaç yer arasında gidip gelmek. Ağ iğnesi. Servis aracı. Dokuma tezgahı. (dokumacılıkta) mekik. Karşılıklı sefer. Gözelemeye yarayan, üzerine iplik sarılan boynuz, kemik, ağaç, metal ve plastikten yapılan uzunluğunca olan büyüklüğü sarılacak ipliğin kalınlığına ve gözelenecek ağ miktarına bağlı olarak değişen bir araç, ağ iğnesi. Mekik. Gidip gelmek.

Play : Çalmak. Turneye çıkmak. Oynaşmak. Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik. Oynamak. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Canlandırmak (tiyatro terimi). Rol almak. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Oynatmak.

 

Swim : Taşmak. Dolmak. Dönmek. Yüzmek. Kulaç atmak. Yüzme. Yüzdürmek. Yüzerek geçmek (akarsu veya göl vb'ni). Boğulmak. Bir şey içinde yüzmek.

Common carrier : Genel taşımacılık. Genel taşımacı. Umumi nakliyeci. Belirli bir veya birkaç kategoride insan veya eşya taşımayı üstlenen taşıyıcı. Taşımacılık şirketi. Taşımacılık hizmeti ile uğraşan firmalar. Genel nakliyeci. Taşımacı.

Propagate : Dağıtmak. Üremek. Geçirmek. Çoğalmak. Yaydırmak. Neşretmek. Üretmek. Yaymasını sağlamak. Öndürmek. Yavrulamak.

Steamer : Düdüklü tencere. Gemi. Bir tür kıymalı sandviç. Buharlı vapur. Buhar. Vapur. Buharlayıcı. Pistonlu buhar makinesi.

Movers synonyms : go forward, come, travel along, rush along, travel rapidly, moderne, go across, locomote, travel purposefully, go past, slice through, cannonball along, move back, pull back, island hop, move around, bucket along, fly, circuit, prance, pursue, cruise, circulate, proceed, withdraw, stirrer, fall, modernity, whish, retrograde, modern day, jump, trundle.

Movers zıt anlamlı kelimeler, Movers kelime anlamı

Advance : Öne almak. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Atamak. Yükseltmek. İleri sürmek. İleri gitmek. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. İlerleme. Yürümek. İlerletmek.

Linger : Gitmemek. Sallanmak. Ayrılamamak. Geçmek bilmemek. (ağrı) kolayca geçmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Durmak. Oyalanmak. Uzamak. Can çekişmek.

Ascend : Ağmak. Tahta çıkmak. Çıkmak. Yukarı çıkmak. Tırmanmak. Yükselmek. Ziyadeleşmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Artmak.

Movers antonyms : nonmodern, noncurrent, ride, rise, recede, descend, stay in place, fall, go, follow, precede, early, middle, old.