Mugging türkçesi Mugging nedir

Mugging ingilizcede ne demek, Mugging nerede nasıl kullanılır?

I want to report a mugging : Gasp olayı bildirmek istiyorum.

Muggings : Gasp olayı. Saldırı. Saldırma. Saldırıp soyma.

Mugginess : Sıcak ve boğucu olma. Sıcaklık. Bunaltı. Sıcak ve rutubetlilik. Rutubet.

Muggins : Enayi. Budala. Ahmak.

Muggier : Nemli. Sıkıntılı (hava). Sıcak ve rutubetli. Kapalı. (hava) kapalı. Bunaltıcı. Boğucu hava. Boğucu.

Mugger : Soyguncu. Hint timsahı. Saldırıp soyan kimse. Timsahlar (crocodilia) takımının, timsahgiller (crocodilidae) familyasından, hindistan'da bataklık ve ırmaklarda yaşayan bir tür. Komedyen. Haydut.

Muggering : Komedyen. Haydut. Soyguncu. Saldırıp soyan kimse. Hint timsahı.

Muggy : Bunaltıcı. Boğucu. Nemli. Boğucu hava. (hava) kapalı. Kapalı. Sıkıntılı (hava). Sıcak ve rutubetli.

Muggiest : Sıkıntılı (hava). Sıcak ve rutubetli. (hava) kapalı. Boğucu hava. Boğucu. Bunaltıcı. Nemli. Kapalı.

Hugger mugger : Düzensizlik. Sır. Karışık durum. Allak bullak. Sır tutma. Örtbas etmek. Karışıklık. Gizlemek. Gizlilik. Düzensiz.

İngilizce Mugging Türkçe anlamı, Mugging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mugging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Onslaughts : Acımasız eleştiri. Hamle. Şiddetli saldırı. Şiddetli hücum. Hücum.

Aggression : İhlal. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon. Saldırganlık. Taarruz. Hücum. Çatışma. Tecavüz.

Lunge : Açılma. Hamle yapmak. Açılmanın yapılması için verilen komut. Saldırış. Özel biçimde uygulanan bir saldırı. vuruşma duruşunda savut tutan kolu karşı yarışmacıya doğru uzatıp, gerideki ayak yerden kesilmeksizin öndeki ayak ileri fırlatılarak uygulanır. (bu durumda geride ki bacak ve kalça gergin, savutsuz kol bu bacağa koşut, avuç içi yukarı dönük ve gövde yeteri kadar öne eğiktir.). Hamle. Saldırmak. Üzerine saldırmak. At terbiye etmek.

Onslaught : Hücum. Hamle. Şiddetli saldırı. Acımasız eleştiri. Şiddetli hücum.

Swoop : Üzerine çullanma. Üzerine çullanmak. Üstüne çullanmak. Saldırmak (kuş). Ani saldırı. Baskın yapmak. Üstüne çullanma.

Invasion : Tecavüz. Vücudun patojen mikroorganizmaların hücumuna uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. kötücül tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. helmint türlerinin oluşturduğu ve enfeksiyon yerine kullanılan terim. istila, akın, saldırı. Kriz. İnvazyon. Akın. Düşman istilası. Nöbet. İstila.

Attack : Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Akın. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Hücum etmek. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Saldırıda bulunmak. Tecavüz etmek. Dil uzatmak. Hücum.

 

Assault : Tartaklamak. Üstüne varmak. Atak. Irza geçmek. Ani saldırı. Aniden ve vahşice saldırmak. Hücum. Tecavüz etmek. Tecavüz.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Mugging synonyms : on slaught, muggings, encroachments, onrushing, inbreak, act of assault, invasions, assaulting, assaults, broadside, aggressions, onrushes, attacking, grappling, onrush, incursion, lunged, encroachment, incursions, assailment.