Musicians türkçesi Musicians nedir

Musicians ile ilgili cümleler

English: Are there any famous musicians on the stage?
Turkish: Sahnede hiç ünlü müzisyenler var mı?

English: Some musicians and actors hire security guards to help fend off their over-eager fans.
Turkish: Bazı müzisyen ve aktörler aşırı istekli hayranlarını savuşturabilmek için güvenlik görevlisi işe alırlar.

English: Please tell me who some of the famous musicians in your country are.
Turkish: Lütfen bana ülkendeki ünlü müzisyenlerden birkaçını söyle.

English: A painter paints his pictures on canvas. But musicians paint their pictures on silence. We provide the music, and you provide the silence.
Turkish: Ressam resimlerini tuvalin üzerine yapar, müzisyenlerse sessizliğin üzerine. Biz müziği sunarız, siz ise sessizliği.

English: If this kind of music floats your boat, let me recommend a few other musicians you may want to listen to.
Turkish: Bu tür müzik tekneni yüzdürürse, dinlemek isteyebileceğin birkaç müzisyen daha tavsiye edeyim.

Musicians ingilizcede ne demek, Musicians nerede nasıl kullanılır?

Musicianship : Müziksel performans niteliği. Müzisyenlik.

Immigrant musician : Göçmen müzisyen. Yeni göç etmiş müzisyen.

Jazz musician : Cazcı.

 

Street musician : Sokak müzisyeni.

Musician : Şarkıcı. Çalgıcı. Sazende. Müzikçi. Müzisyen. Bir tiyatroda, orkestrada herhangi bir çalgıyı çalan sanatçı. Bandocu.

Music hall : Müzikhol.

Music director : Müzik görevlisi. Müzik yönetmeni. Bir filmin müzikle ilgili tüm çalışmalarını yöneten kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Musicianly : Müzisyene özgü. Müzisyene ait veya ilgili.

Music broadcast : Televizyonun müziğe ayrılmış olan, müzik yayınını kapsayan izlencesi. Müzik izlencesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Music drama : Baştan sona ya da bir kesimi müzikli olan oyun. Lirik oyun. Müzikli dram.

İngilizce Musicians Türkçe anlamı, Musicians eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Musicians ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Song writer : Şarkı sözü yazarı. Şarkı yazarı. Müzik yazarı.

Cellist : Viyolonsel çalan müzisyen. Viyolonselist. Çello çalan kimse.

Accompanyist : Eşlik eden kimse. Akompaniman sağlayan kimse (özellikle ana enstrümanı tamamlamak için küçük bir kısmını çalan müzisyen).

Cornetist : Kornet çalan kimse. Kornet çalan. Kornetçi.

Saxist : Saksafonist. Saksafon çalan kimse.

Soloist : Solist.

Player : Aygıt. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Çalan kimse. Çalar. Çalgı çalan kimse. Aktör. Sporcu. Oyuncu. Kumarbaz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Trombone player : Trombon çalan.

Violinist : Kemancı. Viyolonist.

Instrumentalists : Çalgı çalan müzisyen. Araçsalcı. Enstrüman çalan kimse.

 

Musicians synonyms : piper, musical organization, hornist, harmoniser, gambist, vibist, rhythm and blues musician, musical group, sitar player, recorder player, piano player, guitar player, musical organisation, rock 'n' roll musician, vibraphonist, koto player, performing artist, performer, flautist, virtuoso, jazzman, oboist, director, rocker, lutenist, clarinettist, bell ringer, harper, harpist, bassist, trumpeter, clarinetist, cantor.