Muster türkçesi Muster nedir

Muster ile ilgili cümleler

English: Ali finally mustered up the courage to ask Mary to marry him.
Turkish: Ali sonunda Mary'nin onunla evlenmesini isteme cesaretini topladı.

English: Ali finally mustered up the courage to say what needed to be said.
Turkish: Ali sonunda söylenilmesi gerekeni söyleme cesaretini topladı.

English: Ali finally mustered up the courage to ask Mary out.
Turkish: Ali sonunda Mary'ye çıkma teklif etmek için cesaretini topladı.

English: Ali finally mustered up the courage to tell Mary that he loved her.
Turkish: Ali sonunda Mary'ye onu sevdiğini söyleme cesaretini topladı.

English: Ali finally mustered up the courage to ask Mary to lend him the money he needed.
Turkish: Ali sonunda Mary'nin onun ihtiyacı olan parayı ona ödünç vermesini isteme cesaretini topladı.

Muster ingilizcede ne demek, Muster nerede nasıl kullanılır?

Muster roll : Gemi yoklama defteri. İsim ve rütbe listesi. Gemi personel listesi. Ordu defteri. Mürettebat listesi. Yoklama defteri. Gemi mürettebatı sicil defteri. Asker yoklama defteri.

Pass muster : Geçmek. Kabul edilmek. Yoklamayı atlatmak. Teftişten geçmek. Yeterli olmak. Uygun olmak.

 

Mustered : Yoklama. Toplanma. Sürüyü toplamak. Toplantı. Toplamak. Yoklama için toplanma. İçtima. Toplanmak. Rolü talimi için toplanma. Geçmek.

Mustering : Toplamak. Toplanmak.

Musters : Yoklama için toplanma. Toplanma. Geçmek. İçtima. Sürüyü toplamak. Yoklama. Toplantı. Rolü talimi için toplanma. Toplamak. Toplanmak.

You must be kidding : Ciddi olamazsın. Dalga geçiyorsun. Şaka yapıyor olmalısınız. Şaka yapıyor olmalısın.

The show must go on : Gösteri devam etmeli. Devam etmeliyiz. Şov devam etmeli. İlerlemeye devam etmeliyiz.

Must look alike : Birörneklik kuralı. Oturma alanlarındaki yapıların birbirine benzemesini gerekli kılan ve kentbiliminde bölgeleme, yapıtasar ve güzelduyu denetimlerini içeren kural.

He must : -malı. O -mak zorunda. O –mak mecburiyetinde.

Musteline : Porsuk.

İngilizce Muster Türkçe anlamı, Muster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat : Çırpma. Çalmak (davul). Fizik, eskrim alanlarında kullanılır. Yenmek. Çarpma. Vuruş. Volta vurmak. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Vurmak. Pataklamak.

Company : Şirketi. Topluluk. Ortaklık. Belli sayıda oyuncu, tasarımcı, uygulayımcı ve uzmandan kurulu yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu. Şirket. Türküm. Eşlik. Misafir. Arkadaşlık. Tayfa.

Coming together : Bir araya gelme. Kavuşma.

Cluster : Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Salkım. Bir araya getirmek. Süt sağım ünitesi montaj tablası. Demet. Türküm. Kluster. Kümelenmek. Kümelemek.

 

Inspections : Denetleme. Kontrol. Teftiş. Muayene.

Bees : Tek tek ya da bir toplum düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zarkanatlılar familyası. en değerli ve en bilinen türü bal arısıdır. a. bk. yaban arıları, odun arıları, ur arıları, yaprak arıları v.b. Gün. Arı gibi çalışan kimse. Arılar. Takıntı. B harfi. Yardımlaşma. Arı. Sabit fikir.

Examination : Denetleme. İnceleme. Kontrol. Hukuk, eğitim, gümrük, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlü sınav, yazılı sınav. Hastalığa tanı koymak amacıyla hastayı muayene etme. Tahkikat. Muayene. Tetkik. Sorguya çekme.

Congress : Eski türk devletlerinde temel sorunları görüşmek üzere yapılan genel toplantı. önemli sorunları görüşüp karara bağlamak üzere yetkili kişilerce düzenlenen toplantı. Meclis. Kongre. Meclis oturumu. Kurultay.

Accumulating : Birikmiş. Biriken. Biriktirme. Yığmak. Biriktirerek. Biriktirmek. Birikmek.

Be current : (para vb) geçerli olmak.

Muster synonyms : muster up, come up, add, be gathered, aggregation, bee, aggregations, general meeting, agglomerate, call together, checking, accumulates, accumulate, coalesce, build, be valid, aggregated, assemblage, adding up, call, conferences, be over, concourses, rally, congresses, amasses, concentration, musters, besting, bests, agglomerates, examen, round up.

Muster zıt anlamlı kelimeler, Muster kelime anlamı

Spread : Sirayet etmek (hastalık). Açmak. Genişleme. Yayılma. Bulaşma. Kurmak (sofrayı). Sapma (balistik). Saçılmak. Şölen. Kenara çekilmek.

Demobilization : Asker terhisi. Seferberliğin sona ermesi. Seferberliğin bitmesi. Terhis. Tasfiye. Demobilizasyon.

Muster ingilizce tanımı, definition of Muster

Muster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, his supporters mustered in force. To be gathered together for parade, inspection, exercise, or the like. To collect and display. To come together as parts of a force or body. Something shown for imitation. To assemble, as troops for parade, inspection, exercise, or the like. A pattern.