Mutagenic effect türkçesi Mutagenic effect nedir

  • Mutajenik etki.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Mutajenlerin oluşturduğu etki.

Mutagenic effect ingilizcede ne demek, Mutagenic effect nerede nasıl kullanılır?

Mutagenic : Mütasyona yolaçan. Başkalaştıran. Genetik mutasyon ajanı ile ilgili. Genetik mutasyona yol açan. Mutajenik. Mutasyona neden olan. Genetik mutasyona neden olan. Mutajenle ilgili.

Effect : Sonuç. Bir oyun sırasında belirli bir etki yapmak için kullanılan müzik, gürültü, sis, yağmur, kar, güneş, gece, fırtına, yıldırım gibi her çeşit ses ve ışık öğelerinin tümü. Tesir. Etki etmek. Yerine getirmek. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Gerçekleştirmek. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden. Fizik, gitar, kimya, tiyatro alanlarında kullanılır. Sonuçlandırmak.

Mutagenically : Mutasyonların meydana gelmesi ile genetik mutasyon yaratarak. Mutajenik olarak.

Mutagenicity : Mutajenisite. Mutasyon hızlandırıcılık.

Added worker effect : Hanehalkından birinin işsiz kalması yüzünden hanehalkının diğer bireylerinin emek sunumunu artırmaları. Ek çalışan etkisi.

Additive effect : Arttırıcı etki. Toplamsal etki.

İngilizce Mutagenic effect Türkçe anlamı, Mutagenic effect eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Mutagenic effect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abattoir : Kesimevi. Mezbaha. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

 

Abdomen : Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Karın.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Mutagenic effect synonyms : a crochordon, abdominal fat necrosis, a c deformity, abdominal pain, abdominal distention, abaxial.