Nance türkçesi Nance nedir

Nance ile ilgili cümleler

English: Burak drove the train to a maintenance workshop.
Turkish: Burak treni bir bakım atölyesine sürdü.

English: Education shall be directed to the full development of the human personality and to the strengthening of respect for human rights and fundamental freedoms. It shall promote understanding, tolerance and friendship among all nations, racial or religious groups, and shall further the activities of the United Nations for the maintenance of peace.
Turkish: Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

English: He borrowed from his brother to finance the loss he made on the project.
Turkish: O, proje üzerinde yaptığı kaybı finanse etmek için erkek kardeşinden borç aldı.

English: A household is a group that shares the same living space and finances.
Turkish: Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.

English: Ali claimed to be an expert in finance.
Turkish: Ali finans alanında bir uzman olduğunu iddia etti.

 

Nance ingilizcede ne demek, Nance nerede nasıl kullanılır?

Nances : İbne. Eşcinsel erkek. (aşağılayıcı argo) ibne. Homoseksüel veya kadınsı erkeklere takılan isim. Nonoş. Kadınsı erkek.

Absolute threshold of luminance : Işıklılık salt eşiği. Algılanabilen en az ışıklılık.

Acoustic resonance : Ses çınlanımı. Ses rezonansı.

Active maintenance time : Etkin bakım süresi.

Airplane maintenance : Uçak bakımı. Uçak bakımı ve tamiratı.

Assonances : Ünlü yinelemesi. Telaffuz benzerliği. Yarım kafiye. Asonans.

Appurtenances : Donatı. Alet edevat. Takım taklavat. İrtifak hakkı. (gemiyi çalıştıracak) gerekli donanım. Aksam. Gerekli ekipman. Müştemilat.

Antiresonance frequency : Antirezonans frekansı.

Amstel finance international : Amstel kulübü. Merkezi isviçre’de olan ve dış ticaretin finansmanı için karşılıklı düzenlemeler yapmak amacıyla, on beş avrupa ülkesinin finans kurumlarının bir araya gelmesinden oluşmuş bir grup.

Assonance : Yarım uyak. Asonans. Ünlü yinelemesi. Telaffuz benzerliği. Yarım kafiye.

İngilizce Nance Türkçe anlamı, Nance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pouffe : Elbisenin kabarık yeri. Küçük oturak. Bukle. Lüle. Bkz.pouf. Top. Puf.

Queer : Midesi bozulmuş. Labunya. Keyifsiz. Kalp para. Üşütük. Kaçık. Acayip. Tuhaf. Mahvetmek. Acayiplik.

Fairy : Peri oyunu. Çocuk. Halk efsaneleri ile peri masallarının olağandışı dünyasını, göz kamaştırıcı ve büyüleyici donatımla sağlayan, gerçekliği yansıtmaya yönelik imgesel öğelerle bezenmiş oyun biçimi. Teksas eyaletinde şehir. Yalan. Perilere ait. Peri. Eşcinsel erkek.

 

Asshole : Aşağılık herif. Göt deliği. Kıç deliği. Puşt. Anüs. Pislik. Büzük. İt herif. Dangalak.

Duke : Eskiden batı ülkelerinde prens sanından sonra gelen en yüksek soyluluk sanı. bir düklükte egemen olan kimsenin sanı. Homo. Yumruk. Dukalık başı. Dük.

Fruits : Sonuç. Tohum kapsülü. Meyve. Kar. Homoseksüel. İbne (argo sözcük). Döl. Ürün. Ahbap.

Bent : Bükük. Eğim. Kır. Çimenlik. İstek. Yatkınlık. Namussuz. Çok istemek. Üşütük.

Catamites : İbne (argo terim). Oğlan. Puşt.

Mincer : Homo. Homoseksüel. Kıyma makinesi. Eşcinsel erkek. Gey.

Camp : Düşerge (azerice). Döngüsel adenozin monofosfat. Konaklamak. Ordugah. Düşerge. Savaş sırasında ordunun merkezi olarak kullanılan yer. Kadınsı. İlgi çekmek için dikkat çekici giyinmek. Bayağılaştırmak. Homo.

Nance synonyms : poove, shirtlifter, poof, pouf, nances, nellie, catamite, queen, pansy, faggots, benders, gay, bender, fagot, nancy, gays, faggot, homosexuals, fruit, nelly, poofter, homosexual, gay man, fag.