Fairy türkçesi Fairy nedir

  • İbne.
  • Teksas eyaletinde şehir.
  • Peri oyunu.
  • Perilere ait.
  • Yalan.
  • Halk efsaneleri ile peri masallarının olağandışı dünyasını, göz kamaştırıcı ve büyüleyici donatımla sağlayan, gerçekliği yansıtmaya yönelik imgesel öğelerle bezenmiş oyun biçimi.
  • Peri gibi.
  • Nonoş.
  • Eşcinsel erkek.
  • Peri.
  • Çocuk.

Fairy ile ilgili cümleler

English: Children like fairy tales.
Turkish: Çocuklar peri masallarını severler.

English: Fiction is as old as fairy tales and myths.
Turkish: Kurgu peri masalları ve mitler kadar eski.

English: Ms. Yamada translated the fascinating fairy tale into plain Japanese.
Turkish: Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.

English: Jale is a fairy princess.
Turkish: Jale bir masal prensesi.

English: I don't believe in fairy tales.
Turkish: Ben peri masallarına inanmıyorum.

Fairy ingilizcede ne demek, Fairy nerede nasıl kullanılır?

Fairy floss : Pamuklu şeker. Pamuk şekeri. Pamuk şeker.

Fairy godmother : Masal perisi. İyilik perisi. İyilik meleği.

Fairy light : Küçük süsleme ışıkları.

Fairy lights : Küçük süsleme ışıkları. (ingiliz ingilizcesi) yılbaşı ışıkları. Küçük dekoratif ışıklandırmalar.

Fairy like : Peri gibi.

Fairy scene : Halk efsaneleri ile peri masallarının olağandışı dünyasını, göz kamaştırıcı ve büyüleyici donatımla sağlayan, gerçekliği yansıtmaya yönelik imgesel öğelerle bezenmiş oyun biçimi. Peri oyunu.

 

Airy fairy : Gerçeğe dayanmayan (resmi olmayan ). Saçma. Hikaye. Maval. Hayal ürünü. Hayali. Nazik (ingiltere ingilizcesi). Pratik olmayan.

Fairy play : Periler tarafından oynanan oyunlar. Peri oyunu. Halk efsaneleri ile peri masallarının olağandışı dünyasını, göz kamaştırıcı ve büyüleyici donatımla sağlayan, gerçekliği yansıtmaya yönelik imgesel öğelerle bezenmiş oyun biçimi. Bir peri oyununu konu olarak alan zengin donatımlı oyun türü. Perili oyun.

Fairy tale : Masal. Önceleri yoksul ve umutsuz bir durumda iken, doğaüstü güçlerin yardımıyla mutluluğa ve iyi günlere erişen genellikle bir genç kız ya da delikanlının çevresinde oluşan olayları kapsayan güldürüsü az masal türü. Peri masalı. Kuyruklu yalan.

Fairy tail : Palavra. Efsane. Peri masalı. Uydurma.

İngilizce Fairy Türkçe anlamı, Fairy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fairy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

False : Falsolu. Takma. Yapma. Göstermelik. Hatalı. Yanlış. Sadık olmayan. Düzmece. Yapmacık. Sahte.

Camp : Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup. Konmak. Düşerge yapmak. İlgi çekmek için dikkat çekici giyinmek. Kadınsı. Homo. Döngüsel adenozin monofosfat. Kamp kurmak. Kamp. Adileştirmek.

Fruits : Tohum kapsülü. Meyveler. Meyve. Semere. Homoseksüel. Yemiş. Sonuç. Ahbap. Ürünler.

Poofter : Erkek homoseksüel. Homo. Homoseksüel. Gey. Bkz.poof.

Homophile : Homoseksüel. Eşcinsel.

 

Faeries : Hayali. Periler ile ilgili. Masallar diyarı. Periler ülkesi.

Elvish : Peri benzeri. Neşeli. Periye benzer. Hayat dolu. Oynak. Perimsi. Şakacı. Cin gibi. Yaramaz.

Fabrications : İmal etme. Üretme. Uydurma. Bir araya getirme. Sahtesini yapma.

Supernatural being : Doğaüstü yaratık.

Fairy synonyms : shirtlifter, oberson, poove, spiritual being, tooth fairy, morgan le fay, robin goodfellow, water spirit, pixies, abbott, fable, artificials, pixie, queen, abernathy, elfish, gremlin, adrian, children, bairns, fay, faery, allen, sprite, fabrication, brats, false pretense, nelly, bairn, dwarf, elfins, catamite, gay man.

Fairy ingilizce tanımı, definition of Fairy

Fairy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Illusion. Enchantment. Of or pertaining to fairies.