Nappe türkçesi Nappe nedir

  • Büyük boyutlu bir kayaç kütlesinin, yatık kıvrılma ya da bindirme ile başka kayaçların üzerine sürülmesi.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Nap.
  • Örtü.
  • Sofra örtüsü.
  • Su napı.
  • Örtü (yer).

Nappe ile ilgili cümleler

English: Ali finally snapped.
Turkish: Ali sonunda tersledi.

English: A shark snapped the man's leg off.
Turkish: Bir balina adamın bacağını kopardı.

English: Ali and Mary have been kidnapped.
Turkish: Ali ve Mary kaçırıldılar.

English: Ali couldn't say for sure where the kidnappers had taken him.
Turkish: Ali çocuk hırsızlarının onu nereye götürdüğünü kesin olarak söyleyemedi.

English: After a brief interlude, Caesar decided to join the army once again and left Rome. While he was sailing across the sea, a group of pirates kidnapped him.
Turkish: Kısa bir süre sonra, Sezar bir kez daha orduya katılmaya karar verdi ve Roma'dan ayrıldı. O, yelkenli ile denizi geçerken bir grup korsan onu kaçırdı.

Nappe ingilizcede ne demek, Nappe nerede nasıl kullanılır?

Fold nappe : Örtümsü kıvrım. Kıvrım napı. Genliği çok büyük olan ve bir örtüye benzeyen yatık kıvrım.

Overthrust nappe : Bindirme örtüsü. Aşma örtüsü. Çok uzağa sürüklenmiş bir bindirme kütlesi.

Napped : Genellikle tek yöne doğru bakan yumuşak ipliksi yüzeyi olan. (kumaş hakkında) tüylü. Tüylü. Tüylendirilmiş. Yumuşak tüyleri olan.

 

Napper : Uyuklayan. Uyuklayan kimse. Şekerleme yapan. Kestirmeye alışık olan kimse. Şekerleme yapan kimse. Yıkayıp çektirdikten sonra kumaşı tüylendiren kimse.

Nappers : Şekerleme yapan kimse. Şekerleme yapan. Kestirmeye alışık olan kimse. Uyuklayan. Uyuklayan kimse. Yıkayıp çektirdikten sonra kumaşı tüylendiren kimse.

Inappellable : Son. Temyiz edilemez. Temyize kapalı.

Inappealable : Temyize götürülemez. Temyiz edilemez.

Kidnappers : Çocuk hırsızı. Adam kaçıran kimse.

Knapped : Taş yontmak. Yontulmuş (taş vb).

Inappeasable : Doymak bilmez. Memnun edilemez. Tatmin edilemez. Yatıştırılmaz. Doyurulamaz. Sakinleştirilemez. Tatminsiz. Memnun edilmesi imkansız. Rahatlatılamaz.

İngilizce Nappe Türkçe anlamı, Nappe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nappe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş. Kesin yaş. Mutlak yaş.

Caparisons : Giyecek. Giysi. Elbise. Donatmak. Haşe. Süsleme. Eyer örtüsü. Haşe örtmek. Süslemek.

Garment : Kılıf. Giysi. Giyim. Giyecek. Giydirmek. Esvap. Kisve. Giyim eşyası. Elbise.

Cloths : Rahiplik. Bez. Bez örtü. Yelken. Cilt bezi. Dokuma. Din adamlığı. Çaput. Kumaş.

Acrozone : Menzil zonu. Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Cloak : Gocuk. Paravan. Perde. Örtbas etmek. Palto. Pelerin. Paravana. Manto. Saklamak.

 

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. Artçı şok.

Napkin : Çocuk bezi. Kundak bezi. Kağıt peçete. Peçete. Bebek bezi. Peşkir.

Caparisoned : Haşe örtmek. Haşe. Elbise. Süslemek. Eyer örtüsü. Süsleme. Giyecek. Giysi. Donatmak.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Nappe synonyms : adjacent rock, canopy, cosy, coating, algonkian, absolute chronology, canopies, caparison, caparisoning, nappes, cover, soft, tablecloths, abyss, acid fumarole, advance of aglacier, adventive cone, cosies, alkali rocks, alcalic fumarole, tablecloth, fleecy, covering, cloth, agricultural geology, brushed, diaper, abysal environment, cloaks, aggregats, cot, table linen.

Nappe zıt anlamlı kelimeler, Nappe kelime anlamı

Hard : Kalpsiz. Ekşimiş. Şiddetli. Ekşi. Ağır. Zor. Acı (su). Sağlam. Zahmetli. Nasırlı.

Straight : Düz (çizgi). Düzgün. Dosdoğru. Yarış çizgisi. Doğruca. Eşcinsel olmayan kimse. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz. Doğru. Kent.

Nappe ingilizce tanımı, definition of Nappe

Nappe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : All that portion of a surface that is continuous in such a way that it is possible to pass from any one point of the portion to any other point of the portion without leaving the surface. Thus, some hyperboloids have one nappe, and some have two. Sheet. Surface.