Native shore türkçesi Native shore nedir

Native shore ingilizcede ne demek, Native shore nerede nasıl kullanılır?

Native : Doğal. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yerli. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. İlkel. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Natif. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Kendi doğal alanında bulunma. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan.

Shore : Payanda vurmak. Dayanak. Desteklemek. Kara. Payanda. Sahil. Kıyı. Kanıtlamak. Kenar. Yaka.

Native ability : Allah vergisi yetenek. Doğuştan gelen yetenek. Kültür ve eğitim etkilerinin dışında bireyin doğuştan elde ettiği yetenek.

Native american : Amerikan yerlisi. Kuzey ve güney amerika'nın yerli halkına ait. Amerikan kızılderilileri'ne ait. Kızılderili.

Native born : Yerli. Doğma büyüme.

Native born israeli : İsrail yerlisi olan kimse. İsrail'de doğmuş olan kimse.

İngilizce Native shore Türkçe anlamı, Native shore eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Native shore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ancestral home : Ataların evi.

Motherland : Anayurt. Anavatan.

Habitat : Bitkilerin doğal yetiştiği yer. Bir canlı türünü veya canlı topluluklarını barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı. Ortam. Bir şeyin doğal yeri. Bir canlı türünü ya da canlı birliklerini barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı. Bir hayvan ya da bitkinin yetiştiği doğal ortam. Habitat. Hayvan veya bitkinin yetiştiği doğal ortam. Hayvan.

Bourns : Su. Amaç. Çay. Diyar. Sınır. Dere. Hedef.

Homeland : Barınacak yer. Yurt. Sıla. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Anavatan. Anayurt. Bir halkın üzerinde yaşadığı toprak parçası.

Bourn : Su. Dere. Amaç. Diyar. Hedef. Sınır. Çay.

Habitats : Doğal ortam. Yetişme ortamı.

Native country : Anayurt. Anavatan. Menşe ülkesi. Yurt. Birinin doğduğu ülke.

Land : Arsa. Aynı türden toprak parçası. Karaya çıkmak. Alan. Ülke. Kara. Kıyıya çıkmak. Karaya getirmek. Karaya indirmek. Arazi.

Nation : Budun. Ülke. Halk. Millet. Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum, bk. halk kültürü, seçkin kültürü, ulusal kültür. Ulus. Ulus devlet. Derebeylik düzeninin yıkılışı ve anamalcı düzenin oluşumu döneminde ortaya çıkan, toprak, ekonomik yaşam, dil, ruhsal yapı ve ekinsel.özellikler yönünden ortaklaşalık gösteren en geniş insan topluluğu biçimi.

Native shore synonyms : country of origin, homelands, bournes, countries, country, domain, motherlands, domains, fatherlands, fatherland, bourne, lands, hometowns, native land, hometown.