Nausea türkçesi Nausea nedir

  • Mide bulantısı.

Nausea ile ilgili cümleler

English: Cancer patients often have to deal with debilitating bouts of nausea.
Turkish: Kanser hastaları sıklıkla bulantı nöbetlerini azaltmakla uğraşmak zorundadır.

English: Are you feeling nauseated?
Turkish: Kusacak gibi mi hissediyorsun?

Nausea ingilizcede ne demek, Nausea nerede nasıl kullanılır?

Feel nausea : Bulantı hissetmek.

Wave of nausea : Mide bulantısı dalgası. Kusma hissetme dalgası. Tiksinme dalası.

Nauseant : Mide bulantısı veren ilaç. Kusturucu. Kusturan. Mide bulantısına neden olan. Kusturucu ilaç. Mide bozulmasına neden olan.

Nauseants : Kusturucu ilaç. Mide bozulmasına neden olan madde. Mide bulantısı veren ilaç. Kusturucu madde. Kusturucu. Mide bulantısına neden olan madde.

Nauseas : Noze. İğrenme. Gaseyan. Mide bulantısı. Bulantı ve kusma. Bulantı. Tiksinme. Çalkantı. Deniz tutması.

Be nauseated : Midesi bulanmak.

Nauseates : Mide bulandırmak. Gönül bulandırmak. Midesini bulandırmak. Tiksinmek. Tiksindirmek. İğrendirmek. Bulantı vermek. İğrenmek.

Nauseously : Mide bulandırıcı bir şekilde. Tiksindirici bir şekilde. Midesi bulanarak. Tiksindirici bir biçimde.

Nauseating : Midesi bozuk olan (konuşma dili). Tiksindirici. Kusma hissi yaratan. Mide bulandırıcı. İğrenç. İğrenmeye neden olan. Bayıltıcı.

 

Nauseous : Tiksindirici. İğrenç. Mide bulandırıcı.

İngilizce Nausea Türkçe anlamı, Nausea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nausea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Motion sickness : Her türden taşıtın hareketinden kaynaklanan mide bulantısı. Yol tutması. Taşıt tutması. Devinim sayrılığı. Hareket hastalığı.

Queasiness : Zor beğenirlik. Aşırı titizlik. Mide bulanması. Kılı kırk yarma. Bulantı.

Nauseas : Noze. Çalkantı. Bulantı. Gaseyan. Deniz tutması. Bulantı ve kusma. İğrenme. Tiksinme.

Squeamishness : Midesi bulanma. İğrençlik. Hassaslık. Alınganlık. Zor beğenirlik. Titizlik. Aşırı titizlik.

Symptom : Emare. Belirti. Alamet. Bulgu. Gösterge. Araz. İşaret. Belirtiler. Sadece hasta tarafından hissedilen herhangi bir hastalık belirtisi veya göstergesi. kullanımı her ne kadar alışılagelmiş olmakla birlikte, veteriner hekimlik için uygun bir terim değildir, bk. klinik belirti. Semptom.

Sickness : Kusma. Rahatsızlık. Maraz. Sayrılık. Bulantı. Hastalık. Dert.

Qualm : Kaygı. Endişe. Kuruntu. Kuşku. Huzursuzluk.

Kinetosis : Vücudun hareket etmesiyle oluşan durum (deniz tutması gibi). Vücudun hareket etmesiyle ortaya çıkan durum (örn.: deniz tutması).

Disgust : Bezginlik. Tiksinme. Bıkmak. Tiksinti. İğrenme. Gına. Tiksinmek. Nefret ettirmek. Tiksindirmek. İğrendirmek.

Morning sickness : Hamilelikte sabah bulantısı. Sabah bulantısı. Hamilelerde sabah bulantısı.

Nausea synonyms : qualms, wamble, nauseation, stomach upset, sicknesses.

Nausea ingilizce tanımı, definition of Nausea

Nausea kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Loathing. Seasickness. Hence, any similar sickness of the stomach accompanied with a propensity to vomit. Qualm. Squeamishness of the stomach.