Ndi türkçesi Ndi nedir

  • Yurtiçi gelire dolaylı vergilerin eklenmesi ve sübvansiyonların çıkarılmasıyla ulaşılan, net yurtiçi hasıla ile özdeş olan milli gelir büyüklüğü. krş. safi yurtiçi hasıla.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Safi yurtiçi gelir.
  • Ndı.

Ndi ile ilgili cümleler

English: "What a nice surprise," Ali said as he opened the door and saw Mary standing there.
Turkish: Ali kapıyı açtığında ve Mary'nin orada durduğunu gördüğünde " ne hoş bir sürpriz " dedi.

English: A big earthquake occurred in India yesterday.
Turkish: Dün Hindistan'da büyük bir deprem oldu.

English: "How did it go?" "They said it was acute appendicitis."
Turkish: "Nasıl gitti?" "Onun akut apandisit olduğunu söylediler."

English: A bunch of people were standing outside waiting.
Turkish: Bir grup insan dışarıda bekleyip duruyordu.

English: A broken-down car was standing in the middle of the road.
Turkish: Arızalı bir araba yolun ortasında duruyordu.

Ndi ingilizcede ne demek, Ndi nerede nasıl kullanılır?

Ndis : Windows ortamında ağ aygıt sürücüleri için arayüz (bilgisayar).

A banditti : Soyguncu çetesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A demanding boss : Çok iş bekleyen patron.

A demanding job : Çok emek isteyen iş. Zahmetli iş.

A matter of indifference : İlgilenmeye değmeyen sorun.

A standing dish : Her günkü yemek. Temcit pilavı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

About scandisk : Scandisk hakkında.

Abnormal ending : Olağandışı sonlanma. Olağandışı bitiş.

İngilizce Ndi Türkçe anlamı, Ndi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ndi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ndi synonyms : markaz ud dawa wal irshad, iodotyrosine, net domestic income, abnormal budget, a change in individual demand, abolition of forced labour convention, a group shares, ability rent, abnormal budget expenditures, a change in demand.