Necton türkçesi Necton nedir

  • Nekton.
  • Suda aktif olarak yüzen organizma.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kendiliğinden yüzebilen balık vs.  canlılar.
  • Suda aktif olarak yüzebilen.

Necton ingilizcede ne demek, Necton nerede nasıl kullanılır?

Nectophore : Nektofor. Sifonofor kolonilerde yüzmeye uygun değişmiş bireyler.

Adenectomy : Adenektomi.

Adenectopia : Adenektopi. (tıp veya medikal terimi) bir bezenin yer değiştirmesi veya yanlış konumu.

Bnc connector : Bnc bağlayıcı. Bnc bağlayıcısı. Bnc konektör. Tak çevir bağlayıcısı. Lokal alan ağlarında kullanılan bağlayıcı. Tak çevir bağlayıcı.

Cable connector : Kablo konnektörü. Kablo bağlantısı.

Female connector : Dişi bağlantı elemanı. Erkek konnektörün bağlandığı çıkıntılar içeren konnektör. Dişi bağlant elemanı. Dışı bağlantı elemanı. Duy. Dişi konektör. Dişi konnektör. Priz.

Disconnector fuse : Sigortalı ayırıcı.

Connectors : Bağlayıcılar. Bağlayan kişi ve şey. Bağlayıcı. Soketler.

Din connector : Bir klavyenin 5-pinli bağlayıcısı. Dın bağlayıcı.

Disconnector : Ayırma şalteri. Horoz mandalı. Seksiyoner. Ayırıcı.

İngilizce Necton Türkçe anlamı, Necton eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Necton ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Variable quantity : Değişken miktar.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Conclusion : Netice. Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç. Sonuç. Varılan sonuç. Son. Hüküm. Vargı. Anlaşma. Yargı. Bitim.

End : Uç. Sona ermek. Bitiş çekidi. Son bulmak. Son çekit. Son. Kalıntı. İzmarit. Son kısım.

Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Akasya sakızı.

Lead in : Bir şeye girmek veya girişmek veya başlamak. Verici dalgalığı ya da almacı, yüksek yinelenimli imle besleyen; verici dalgalığı vericiye ya da alıcı dalgalığı almaca bağlayan kablo. Anten giriş teli. Giriş. Kablosu. Konuya giriş yapmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İniş kablosu. Besleme. Programı açış sözleri.

Passage : Geçit. Bent. Bilet ücreti. Alt kültür. Bağırsakların boşalması. bir yerden diğer bir yere hareket etme. katater, prop gibi bir aletin bir kanalın içinden geçmesi. Dehliz. Akış. Dar yol. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Koridor.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

 

Music : Ahenk. Makam. Müzik. Bir filmde ya da televizyon yayınında kullanılan, özgün ya da derleme her çeşit müziği anlatır genel terim. Musiki. Hava. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Orkestra. Partisyon. Nota.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Necton synonyms : mezuzah, mezuza, lede, piece of writing, ending, spot, closing, introduction, writing, nekton, a cells, variable, a chromosome, resultant, exposition, abiotic factor, a site, written material, canto, chapter, narration, abductor muscle, sports section, a protein, above, sura, aardwolf, article, subdivision, vector sum, insert, a cell, episode.