Nemer nedir, Nemer ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Güvey evinin düğün çağrısı için dostlarına verdiği küçük armağanlar (mendil, limon, portakal vb.).

Düğün hediyesi.

Nemer kısaca anlamı, tanımı

Neme : Şey. Şaşma ünlemi. Neyime

Nemergin : Nemli : Topraklar nemergin.

Nemerlih : Geline verilen hediyeler.

Nemermeg : Islanmak, nemlenmek.

Nemermek : Islanmak, nemlenmek. Toprağın bir yerinden az fakat sürekli su çıkmak. Az ıslanmak.

Nemerse : Nesne, şey.

Nemertini : [Bakınız: nemertinler]. Hortumlu solucanlar.

Nemertinler : Birincil ağızlı hayvanlardan, ilkel solucanlar (Scolecida) dalından, kirpiklerle örtülü, ince, yassı veya yuvarlak vücutlu, uzun yapılı, renkli, gelişmelerinde başkalaşım görülebilen, çoğu denizlerde yaşayan, metrelerce uzunlukta olabilen bir sınıf. Birincil ağızlı hayvanlardan, ilkel solucanlar (Scolecida) dalından, kirpiklerle örtülü ince, yassı veya yuvarlak vücutlu, uzun yapılı, renkli, gelişmelerinde başkalaşım görülebilen, çoğu denizlerde yaşayan metrelerce uzunlukta olabilen bir sınıf. (Nemertini), dalının bir sınıfı. Vücutları ince, uzun yapılı ve kirpiklerle örtülüdür. Yassı ve yuvarlak olurlar. Renklidirler. Gelişmelerinde başkalaşma görülebilir. Çoğu denizlerde yaşarlar. Boyları metrelerce uzun olabilir. Etçildirler.

 

Portakal : Turunçgillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları sert bir ağaç (Citrus aurantium). Bu ağacın turuncu renkli, yuvarlak ve kabuğu güzel kokulu meyvesi.

Armağan : Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

Hediye : Armağan. Fiyat.

Mendil : Burun ve ter silmekte, el ve yüz kurulamakta kullanılan küçük, kare biçiminde kumaş veya yumuşak, ince kâğıt. İçine bazı şeyler konulan kumaş, yağlık.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Güvey : Güveyi.

Düğün : Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.

Çağrı : Birinin bir yere gelmesini isteme, davet. Çağrı cihazı.

Porta : Büyük, çift kanatlı kapı. Kapı, giriş yeri.

Limon : Turunçgillerden, 3-5 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum). Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi, sulu zırtlak.

Verdi : Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı. Bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Diğer dillerde Nemcil bitkiler anlamı nedir?

İngilizce'de Nemcil bitkiler ne demek ? : hydrophilous plants