Portakal nedir, Portakal ne demek

Portakal; bir bitki bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Portakal

Biyoloji'deki anlamı:

Turunçgiller (Rutaceae) familyasından, yaprakları basit ve salgı bezli, çanak yaprakları 4-5 tane, taç yaprakları 4-6 parçalı ve serbest, ovaryum üst durumlu, her dem yeşil bitki.

İngilizce'de Portakal ne demek? Portakal ingilizcesi nedir?:

orange

Fransızca'da Portakal ne demek?:

orange

Portakal hakkında bilgiler

Portakal (Citrus sinensis), Citrus cinsi bir ağaç olan Citrus sinensis`i ve onun meyvesini tanımlar.

İpek yolunun Anadolu'dan geçtiği dönemlerde narenciye Hindistan civarından gelen ticari bir üründü. Ümit Burnu'nun keşfedilmesiyle ticaret yolları değişmiş, Asya kıtasının Avrupalı devletler tarafından sömürgeleştirilmesiyle portakal üretiminin tamamı Portekiz civarına yayılmıştır. Türkçeye "Portekiz'den gelen" anlamında, "Portakal" olarak girmiştir. Portakal'ın Pomelo ile Mandalina'nın doğal melezi olduğu sanılmaktadır.

Citrus sinensis'in meyvesine, "acı/ekşi portakal" olarak da anılan Citrus aurantium'un meyvesinden ayırabilmek için, "tatlı portakal" da denir.

 

Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz (Rize çevresi)ayrıca Kıyı Ege'nin güneyi, Akdeniz çevresinde ve sıcaklık ortalaması 23° ila -3 °C arasında olan yerlerde yetişen ağaçlardır. En kaliteli Washington cinsi portakal Antalya ili Finike ilçesinde yetiştirilmektedir. Finike Çavdır köyü portakalı, en iyi portakal ödülü almıştır.

Portakal ile ilgili Cümleler

  • Portakal suyu istemiyor musunuz?
  • Portakal kadar Dünya'da savaşsız yaşayamadınız.
  • Portakal suları gözümün önünden geçti ve yan masaya gitti.
  • Portakal ne kadar?
  • Portakal sever misiniz?
  • Ben bir portakal ağacı dikiyorum.
  • Ali biraz portakal suyu içti.
  • Bir portakal ağacımız var.
  • Ali kaç tane portakal yedi?
  • Portakal gibi kokuyor.
  • Portakal suyu içiyorum.
  • Tom'un portakal suyu içmesine izin verme.
  • Sen elmaları portakallarla karşılaştırıyorsun.
  • Bu portakallar çok ekşi.

Portakal anlamı, kısaca tanımı:

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

Portakal bahçesi : Portakal yetiştirilen yer.

Portakal rengi : Portakal kabuğunun rengi. Bu renkte olan.

Portakal suyu : Portakal sıkılarak elde edilen su.

Finike portakalı : Fenike ve yöresinde yetiştirilen sulu ve kokulu bir tür portakal.

Kan portakalı : Bir tür içi kırmızı portakal.

Yafa portakalı : Kalın kabuklu, çekirdekli bir portakal türü.

 

Portakalımsı : Portakalsı.

Portakallık : Portakal bahçesi.

Turunçgiller : Sedef otugillerin, turunç, portakal, limon, mandalina vb.ni içine alan bir alt familyası, narenciye.

Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet.

Yaprak : Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.

Sert : Gönül kırıcı, katı, ters. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Güçlü kuvvetli. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Titizlikle uygulanan, sıkı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.

Turuncu : Bu renkte olan. Turunç rengi, kızıl sarı renk.

Renkli : Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Yuvarlak : Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Top veya küre biçiminde toparlak şey. Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Homoseksüel erkek.

Cins : Soy, kök, asıl. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Tür, çeşit.

Portakal ağacı : (botanik)

Portakal kabuğumsu görüntü : Isıl işlem uygulanmış çelik yüzeylerde beliren, portakal kabuğu görünüşünde yüzey kusuru, timsah derisi diye de bilinir.

Portakal posası : Portakaldan meyve suyu üretimi sırasında kabuk, etli kısmı ve çekirdeklerinin bulunduğu, azotsuz öz madde bakımından zengin, sığırlarda yaş veya kuru durumda, atlarda kuru biçimde ve kanatlı rasyonlarında kuru biçimde belli oranlarda kullanılan, % 20-40 düzeyinde pektin içeren artık ürün.

Portakal rengi deniz yıldızı : Derisi dikenliler (Echinodermata) filumundan, denizyıldızları (Asteroidea) sınıfından, 45 cm kadar büyüklükte olabilen, diskin çevresindeki kolları uzun ve ambulakral ayakçıkları koni biçiminde olan bir tür. (Astropecten aurantiacus,: Derisi dikenliler (Echinoderma) alt. filumunun deniz-yıldızları (Asteroidea) sınıfından bir tür. Büyüklüğü 45 cm olabilir. Diskin çevresinde kollar uzundur. Ambulakral ayakçıklar koni biçimindedir.

Portakal rengi denizyıldızı : Derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumunun, denizyıldızları (Asteroidea) sınıfından, 45 cm kadar büyüklükte, diskin çevresindeki kolları uzun ve ambulakral ayakçıkları koni biçiminde olan bir tür.

Portakallı : Yazma kenarına işlenen bir oya türü. (*Yalvaç -Isparta)

Portakalsı : Portakalı andıran, portakala benzeyen, portakal gibi, portakalımsı.

Diğer dillerde Portakal anlamı nedir?

İngilizce'de Portakal ne demek? : n. orange

Fransızca'da Portakal : orange [la]

Almanca'da Portakal : n. Apfelsine, Orange

Rusça'da Portakal : n. апельсин (M)

adj. апельсиновый