Neopathy türkçesi Neopathy nedir

  • Neopati.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Yeni hastalık.

Neopathy ingilizcede ne demek, Neopathy nerede nasıl kullanılır?

Peritoneopathy : Peritoneopati. Karın zarı hastalığı.

Neopallium : Beyinde işitme ve görmeye ait bölge.

Neophile : Yenilikleri seven kimse. Akımları beğenen kimse. Geleceği hevesli bir şekilde kabul eden değişimleri ve evrimi seven kimse.

Neophilia : Yenilik merakı. Yenilik arayışı.

Neophobia : Teknolojik gelişmelere ve ürünlere karşı duyulan korku. Gelişmeden korkma. Yeni şeylere karşı duyulan marazi korku. Yeni şeylere karşı duyulan korku. Neofobi. Yeniliklerden korkma. Yeni şeylerden korkma.

Neoplastic : Tümöral gelişmeyle ilgili, tümörle ilgili, tümör yapısında. Tümör özelliğinde, yapısında veya ona ilişkin olan. (patoloji) neoplastik. Neoplazma ile ilgili (anormal doku büyümesi, tümör). Neoplastik. Ursu. Ur yapısında.

Neophobic : Yeni şeylerden korkma. Değişim korkusu. Neofobi ile ilgili.

Neophytes : Herhangi bir şeye yeni balayan kimse. Bir dini gruba yeni girmiş kimse. Yeni girmiş kimse. Acemi.

Neoplasia : Hücrelerin kontrolsüz çoğalması. Tümör. yeni doku oluşumu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Urlaşma. Ur gelişmesi. Tümör oluşması, normal dokunun tümöral kitle biçiminde gelişim göstermesi. Tümörler oluşumu (patoloji). Tümör. Neoplazi. Neoplazya.

 

Neoplasma : Tümör. Neoplazma.

İngilizce Neopathy Türkçe anlamı, Neopathy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neopathy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nephrosis : Dejeneratif böbrek hastalığı (patoloji). Yangısal veya damarsal olmayan patolojik böbrek değişimlerinin genel adı. tubulus ve glomerulusların dejeneratif değişimlerin ve maddelerin birikmesi sonucu oluşan değişimleri içerir. Nefroz. Nefrozis. Böbrek bozukluğu. Nefrotik sendrom.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Fellow feeling : Ortak his. Ortak duygu. Aynı duyguları paylaşma. Başkasının halinden anlama. Halden anlama.

Sympathy : Sempati. Sevgi. Bir insanın başkalarının yaşantıları ve uyaranları kendisininkiymiş gibi tepkide bulunması, başkalarının duygularını paylaşması durumu. İyi niyet. Halden anlama. Acıma. Şefkat. Acısını paylaşma. Anlayış.

 

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdomen : Abdomen. Karnın altı. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Neopathy synonyms : renal disorder, kidney disease, abdominal ovariectomy, abdominal pain, a amplitude mod, abdominal distention, a c syndrom, abaxial, abdominal fat necrosis, pathology, a crochordon, a dna, nephropathy.