Net present value method türkçesi Net present value method nedir

  • Net bugünkü değer yöntemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Net şimdiki değer yöntemi.
  • Yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı nakit girişlerinin bugünkü değeri ile yatırım tutarının bugünkü değeri arasındaki farka dayanarak yatırım projelerini sıralayan, girişimci açısından bir proje değerlendirme yöntemi.

Net present value method ingilizcede ne demek, Net present value method nerede nasıl kullanılır?

Net : Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Katıksız. Arıtımlı. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma.

 

Present : Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Göstermek. Mevcut. Adamla getirtme. Sunmak. Tanıtmak. Şimdiki zaman. Vermek. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hediye.

Value : Kıymet. Ç.değer yargısı. Önem. Kıymetini bilmek. Değerini bilmek. Önem vermek. Değişim değeri. Para değeri. Değerlendirmek. Değer vermek.

Method : Bilgisayar, eğitim, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yöntem. Teknik. Tarz. İnceleme konusunun anlıksal düzeyde çoğaltımını yapmaya dayalı dizgesel, düzenli bilgi edinme yolu. Tertip. Çağdaş oyunculuğun kurucusu stanislavski yöntemi için kullanılan sözcük. bk. stanislavski dizgesi. Rabıta. Bilimsel bilgi üretmek üzere izlenen genel yol ve bu yolda başvurulan yordamların, işlemlerin tümü. Bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol. yeni gerçekleri bulmak, bilinen gerçekleri yorumlamak ve açıklamak için tutulan mantıklı düşünme yolu.

Net present value : Birleşik faiz kesintisi ile ve daha az giderlerle gelecekteki gelirin bugünkü değeri (muhasebecilik). Net bugünkü değeri. Net bugünkü değer.

Appraised value method : Değerlemede değer biçme yöntemi. İşletmede bulunan varlıkların değerlemeyi yapanlarca saptanacak değer biçme temeline göre uygulanması yöntemi.

 

Transaction value method : Bir ülkeye dışsatım amacıyla yapılan satışta satış sırasında ortaya çıkan ve dışalım eşyası ile ilgili olan tüm unsurların değerlerini de kapsayacak biçimde fiilen ödenen veya ödenecek fiyatın belirlenmesine dayanan yöntem. Satış bedeli yöntemi.

Computed value method : Dışalımcının vereceği, doğruluğu ve gerçekliği kanıtlanmış, dışalım malına ait her türlü maliyet kalemlerini gösteren belgelere dayanılarak dışalım eşyasının gümrük değerini hesaplama yöntemi. Hesaplanmış değer yöntemi.

İngilizce Net present value method Türkçe anlamı, Net present value method eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Net present value method ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Net present value method synonyms : ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, a pass through certificate, a shift in supply, a type mutual funds.