Netscan türkçesi Netscan nedir

  • (bilgisayar) usenet mesaj panoları içerisindeki oluşum ve faaliyetleri izleyen ve raporlar hazırlayan yazılım proğramı (genellikle internet kullanımının sosyolojik açıdan incelenmesi için kullanılan).

Netscan ingilizcede ne demek, Netscan nerede nasıl kullanılır?

Netscape : Yaygın şekilde kullanılan internet tarayıcıları navigator ve communicator proğramlarının üreticisi (bilgisayar). Yazılım şirketi.

Netscape navigator : Netscape gezgin yazılımı.

Combine nets : Alttan büzülmeyen, voli ağları olarak da adlandırılan çevirme ağlarını, avlanacak balığın türüne göre 3-5 kat fanyalı ve fanyasız ağları içeren, küçük tipte çevirme ağları. Balık avcılığında kullanılan ağların belli bir yere bırakılıp kısa bir bekleme ve ağın etrafında korkutma uygulanarak av yapan, 2-5 kat ağdan oluşan ve katlar arasında uçkurluk adı verilen yakalarla birleştirilen ağlar. Alamana ağları. Voli ağları.

Cover nets : Serpme. Serpme ağı. Kapama ağları. Çoğunlukla sığ sularda, üstten atılarak balıkların ağ içinde kalmasını sağlayan ağlar.

Drive of gill nets : Bir tip dip galsama ağı olup bir ucuyla dibe sabitleştirilen diğer ucu küçük bir gemiyle kendi ekseni etrafında çevirerek avlama yapan ağ. Tarama galsama ağı.

 

Fish with nets : Ağla balık avlamak.

Triangles nets : Trapez ağ. Hazır ağdan serpme ağı yapılırken dik üçgen veya ikiz kenar üçgen biçiminde kesilerek çıkartılan her bir ağ parçası.

Trawl nets : Sürükleme ağları. Alkarna. Trol. Kepçe. Gemiye bağlı olarak deniz dibinde veya su içinde sürüklenen, genellikle mekanik olarak atılıp toplanan, torbasında su ürünlerini toplayan av araçları.

Netshow : Video ve ses dosyalarını idare etmeye yarayan microsoft proğramı.

Netsite : İnternette konum veya sayfa (bilgisayar). İnternet sitesi.

İngilizce Netscan Türkçe anlamı, Netscan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Netscan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reporter : Röportajcı. Televizyon bildirmeni. Bilgi veren kimse. Televizyon için haber derleyen gazeteci. derlediği haberleri televizyonda kendi sunan gazeteci. Haberci. Mazbata muharriri. Muhabir (gazete veya radyo veya tv veya ). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Muhabir. Gazete muhabiri.

Newswoman : Kadın muhabir. Kadın haberci. Kadın gazeteci. Kadın yayımcı. Gazete ve dergi perakendecisi olan kadın.

Tv reporter : Tv muhabiri. Televizyon muhabiri. Televizyonda haber yayınları için haber hikayeleri hazırlayan muhabir.

Communicator : İletişimi sağlayan kişi veya şey. Haber verici. Konuşma aygıtı. Konuşkan kimse. İletişimci. Sinyal cihazı.

Television reporter : Televizyon bildirmeni. Televizyon röportajcısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon için haber derleyen gazeteci. derlediği haberleri televizyonda kendi sunan gazeteci.

Tv newsman : Televizyon haber spikeri.

Netscan synonyms : television newscaster, newsperson.