Cover nets türkçesi Cover nets nedir

  • Çoğunlukla sığ sularda, üstten atılarak balıkların ağ içinde kalmasını sağlayan ağlar.
  • Kapama ağları.
  • Serpme.
  • Serpme ağı.

Cover nets ingilizcede ne demek, Cover nets nerede nasıl kullanılır?

Cover : Maskelemek. Üzerini kapatmak. Örtmek. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Örtü. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İçermek. Kaplamak. Kılıf. Üstünü kapatmak.

Nets : Tuzağa düşürmek. Kar etmek. Ağ ile yakalamak. Kazanmak. Ağ yapmak. Ağlar.

Cover a distance : Mesafa almak. Mesafe almak. Mesafe katetmek. Mesafe kat etmek. Uzun yol kat etmek. Yol kat etmek. Uzağa yolculuk yapmak.

Cover annealing furnace : Kangal tavlama fırını. Kapaklı tavlama fırını.

Cover cam : Kapak eksantriği.

Cover charge : Lokantalarda servis için alınan para. Bazı restoranlar veya gece kulüplerinin girişte aldığı fazladan para. Servis ücreti. Giriş vergini. Giriş ücreti.

İngilizce Cover nets Türkçe anlamı, Cover nets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cover nets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distributions : Yayılma. Dağılma. Dağılım. Yayma. Düzenleme. Bölüştürme. Tevziat. Dağıtım.

 

Scatterings : Savurma. Serpinti. Dağılış. Saçılım. Saçılma. Saçma. Serpiştirme. Yayma. Dağıtma.

Strewing : Saçma.

Sprinklings : Bir nebze. Azıcık bir miktar. Ekme. Tutam. Yağmurlama. Küme. Serpinti. Çisenti. Azıcık miktar.

Cover net : Su ürünlerini üstten kapayarak, dairesel yapılı, kenarlarında kurşun yakası bulunan ve farklı biçimlerde donatılabilen, genellikle torba gibi büzülebilen, kullanılacağı yere göre çarmıklı, büzmeli, cepli biçimlerde yapılan kapama ağları, saçma. Saçma.

Cast net : Çeşitli derinliklerde kullanılan atıldıktan sonra çökmesi beklenen ve büzme iplerinin hızla çekilmesiyle ağın ağzının kapanması sağlanarak çekilen el serpme ağı. Büzmeli serpme ağı.

Aspersion : Çamur. Karalama. Haksız suçlama. Kara çalma. Hakaret. Leke sürme. Kutsal su serpme. İftira.

Scattering : Dağılış. Bir parçacığın, bir başka parçacıkla ya da parçacık sistemiyle çarpışması sonucu, yönünün ve enerjisinin değiştiği süreç. Dağıtma. Serpiştirme. Bir tanecik demetinin, başka taneciklerle çarpışarak çeşitli açılara dağılması olayı. Saçma. Bir akımmıknatıssal dalganın bir nesne ile çarpışınca ya da tektürel olmayan üşerli bir bölgeden geçerken uğradığı dağınık yansıma. Saçınım. Fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır.

Distribution : Coğrafya, eğitim, ekonomi, fizik, iktisat, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Taksim. Oyun kişilerinin her birinin hangi oyuncu tarafından canlandırılacağını belirtme işi. Dağıtma. Tevzi. Yayılma. Bir niceliğin işlevi olduğu bir değişkenin değerleri üzerinde ağırlıklı üleşimi. İlaçların kandan, doku ve organların içine yayılması. Bir değişkene ilişkin gözlem ya da verileri, değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtan toplu sergileme.. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi.

 

Perfusion : Serpilme. Üzerine veya içine dökme. sıvı biçimindeki ilaçları vücuda verme. Sıvı içitimi. Perfüzyon. Üzerini sıvama.

Cover nets synonyms : aspersions, spreading.