Neutrality türkçesi Neutrality nedir
- Yansızlık.
- Yansız olma.
- Bitaraflık.
- Nötrlük.
- Hukuk alanında kullanılır.
- Tarafsızlık.
- Tarafsız olma.
Neutrality ingilizcede ne demek, Neutrality nerede nasıl kullanılır?
Neutrality agreement : Tarafsızlık anlaşması.
Neutrality of money : Yansız para. Paranın yansızlığı. Paranın nötralitesi. Klasik yaklaşımda, üretimi ve göreli fiyatları etkileme gücüne sahip olmayan, diğer bir deyişle reel ekonomiyi etkilemeyen para. krş. klasik ikilik.
Active neutrality : Aktif tarafsızlık.
Armed neutrality : Silahlı tarafsızlık.
Debt neutrality : Borcun yansızlığı. Harcamaların ödünç para alınarak finansmanının diğer araçlarla finanse edilmesiyle tam tamına aynı etkilere sahip olacağı düşüncesi.
Neutralist : Tarafsızlık siyaseti güden. Tarafsızlık yanlısı. Siyasi tarafsızlık yanlısı.
Neutralises : Nötr hale getirmek. Yansızlaştırmak. Etkisizleştirmek. Tesirini yok etmek. Tarafsız kılmak (hukuk). Tarafsız olmak. Tarafsız kılmak. Nötrlemek. Etkisiz kılmak. Etkisiz hale getirmek.
Neutralism : Tarafsızlık. Yansızlık. Nötralizm. Tarafsızlık siyaseti.
Neutralise : Nötr hale getirmek. Tarafsız olmak. Tarafsız kılmak. Tarafsız kılmak (hukuk). Etkisizleştirmek. Yansızlaştırmak. Etkisiz hale getirmek. Tesirini yok etmek. Etkisiz kılmak. (fizik) yüksüz bırakmak.
Neutraliser : Nötralize edici. Yansızlaştırıcı. Nötrleştirici. Yük giderici. Nötr hale getiren kimse veya şey (ayrıca neutralizer). Tesirsiz veya etkisiz veya nötr hale getiren şey ya da kişi.
İngilizce Neutrality Türkçe anlamı, Neutrality eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neutrality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dispassion : Objektivite. Hislerine kapılmama.
Equilibrium : Dengeli olma. Karalılık. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum. ısıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Muvazene. Denge. Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı. Balans.
Administer an oath : Andiçirme. Ant içirmek. Yemin ettirmek.
Abstention : Çekimserlik. Sakınma. Çekimser oy. Çekinme. Oy vermeme. Kaçınma. Vazgeçmek. Uzak durma. Çekimser kalma.
Equilibria : Karalılık. Denge. Muvazene. Dengeler. Denklik.
Allegation : Mazeret. İleri sürme. Bahane. Sav. Özür. İddia. İthamname. Suçlama. İtham.
A wide saloon : Duyuru tahtası.
Accused : Sanık. Maznun. Müttehem. Suçlu. Zanlı. Suçlanan. İtham edilen.
Equitableness : İnsaflılık. Adalet. İnsaf.
Neutrality synonyms : non engagement, non involvement, ph scale, neutralities, administrative districts, detachment, impartialness, act of witness, detachments, candors, equilibriums, disinterestedness, unbiasedness, neutralism, abetment, annulment, detachedness, disinteresting, impartiality, dispassionateness, ph, nonparticipation, disinterest, candor, abduction, aggravating circumstances, abstainer, candour, administration of justice, equities, absente, acts contra bonos mores, american law of corporation.
Neutrality zıt anlamlı kelimeler, Neutrality kelime anlamı
Engagement : Çarpışma. Sözleşme. Uğraş. Nişanlanma. Katılım. Randevu. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Görev. Nişan.
Involvement : Karıştırılma. Bir araştırma takımını oluşturan kişilerin üzerlerine aldıkları işlev ya da üstlence. Karışma. Sarma. Dahiliyet. İlişki. Gerek. İlgi. İlgilenim. Üstlenti.
Participation : Katılma. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. İştirak. Şirket. Bir süreç ya da bir durum içinde istençli ve eylemli olarak bir işi üstlenme ya da bir olayda etkin olma. Katılımcılık. İktisadi devlet teşekküllerinin veya kamu iktisadi kuruluşlarının veya bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler. bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında devamlı bir bağ yaratan, doğrudan veya dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi. İletişim ya da ortak eylemde bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme, bu durumla özdeşleşme süreci. Katılım durumu. Ortaklık.
Neutrality antonyms : intolerance.
Neutrality ingilizce tanımı, definition of Neutrality
Neutrality kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition of being unengaged in contests between others. Indifference. State of taking no part on either side. The state or quality of being neutral.

Bu kısımda Neutrality kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neutrality ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neutrality anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neutrality ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.