Nightclubs türkçesi Nightclubs nedir

Nightclubs ile ilgili cümleler

English: He loves nightclubs.
Turkish: O gece kulüplerini sever.

Nightclubs ingilizcede ne demek, Nightclubs nerede nasıl kullanılır?

Nightclub : Gece klübü. Gece kulübü. Taverna.

Nightclubber : Gece hayatını seven kimse. Gece kulüplerini seven ve orada çok vakit geçiren kimse.

Nightclothes : Yatak kıyafeti. Gecelik. Pijama. Yatarken giyilen giysiler.

Nightcap : Gece başlığı. Takke. Yatak şapkası. Yatmadan içilen içki. Yatarken giyilen takke. Yatmadan önce içilen içki. Yatak takkesi.

Nightcaps : Yatarken giyilen takke. Yatmadan önce içilen içki. Takke. Gece başlığı. Yatmadan içilen içki. Yatak şapkası. Yatak takkesi.

Nightcrawlers : Geceleri çıkan solucan. Olta solucanı. Yer solucanı. Toprak solucanı. Yersolucanı. Solucan.

Nightcrawler : Yersolucanı. Geceleri çıkan solucan. Olta solucanı. Solucan. Yer solucanı. Toprak solucanı.

İngilizce Nightclubs Türkçe anlamı, Nightclubs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nightclubs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dance club : Müzik dinleme ve dans etme salonu. Dans kulübü.

Barrooms : Meyhane. Birahane. Bar.

Cabaret : Müzikhol. Meyhane. İğneleyici, yerici, taşlayıcı (daha çok aktüel olan) konuları kapsayan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro. bu tür tiyatro, ilkin 1881 yılında ressam r. salis'in monmartre'deki "chat noir" adlı kahvehanesinde başlamıştır. berlin'de 1901 yılında alman sanatçısı e. v. wolzogen "übertritt" adında benzeri küçük bir tiyatro kurmuştur. birkaç yıl sonra da max reinhardt "schail und rauch" adlı bir kabare tiyatrosu yönetmiştir. Müzikli ve danslı şov. Kabaret tiyatrosu. İspanyolca caba reita, yani «renkli çanak» anlamına gelen bu tür tiyatro, her türlü güncel sorunu ve özellikle siyasal ve toplumsal konulan ince bir alayla, iğneleyici, yerici, taşlayıcı bir tutumla ele alıp toplum eleştirisine yönelir. dışta güldürücü ve eğlendirici olmasına karşm, temelde ciddi olan bu tür gösteride ezgiler, danslar, skeçler, monologlar, diyaloglar, diyalar, kısa filmler, kısacası tasarlanan eleştiri için ne gerekiyorsa onu sahneye getiren «renkli» bir karışım vardır. Kabare tiyatrosu. Kabare.

 

Pubs : Birahane. Hanut. Bar. Pabx. Pab. Otomatik özel santral. Meyhane. İngiliz tipi bar.

Spot : Işıldak. Leke. Yerine koymak. Benek. Ayırt etmek. Televizyonda çok kısa süreli sözlü ve görüntülü tanıtı. Saçmak. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Lekelenmek. Peşin işlem.

Hot spot : Sıcak nokta. Kızgın nokta. Kablosuz internet erişiminin olduğu ve herhangi bir cihazla internete bağlanılabilen bölgeler. Sorunlu bölge. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cadı kazanı. Parlak nokta. Sıcak bölge. Dna molekülünde diğer bölgelere göre mutasyon ve rekombinasyon olaylarının çok yüksek sıcaklıkta meydana geldiği bölgeler. Eğlence yeri.

 

Alehouse : Meyhane. Bar. Birahane.

Nightclubs synonyms : night club, nightspot, nightclub, supper clup, discos, cantinas, honkytonk, dive, taphouse, pub, taphouses, barroom, club, bistros, nitery, cantina, disco, tavern, dramshop, supper club, nightspots, alehouses, cabarets, bistro.