Noising türkçesi Noising nedir

Noising ingilizcede ne demek, Noising nerede nasıl kullanılır?

Noisiness : Gürültü. Gürültücülük. Patırtılı olma.

Noisier : Daha gürültülü. Göze batan. Gürültücü. Patırtılı. Sesli. Rahatsız edici. Yaygaracı. Gürültülü.

Noisiest : Şamatacı. Gürültülü. Sesli. Gürültücü. Rahatsız edici. Velveleci. Farfara. Patırtılı. Yaygaracı. Göze batan.

Noisily : Car car. Gürültülü biçimde. Gürültülü olarak. Gürültüyle. Tangır-tungur. Patır kütür.

Breathe noisily : Hırıltılı nefes almak. Fosurdamak.

Noise filter : Gürültü süzgeci. Parazit giderici filtre. Gürültü filtresi.

Noise killer : Parazit giderici. Gürültü giderici.

Noise contamination : Gürültü kirlenmesi.

Noise figure : Gürültü niteliği. Gürültü kazancı. Gürültü sayısı. Gürültü faktörü. Gürültü kat sayısı.

Noise meter : Gürültüölçer.

İngilizce Noising Türkçe anlamı, Noising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crashed : İflas etmek. Gürültüyle düşmek. Parçalanmak. Düşmek. Batmak. Sabahlamak. Davetsiz olarak gitmek. Kırılmak. Çarpmak.

 

Fuss : Telaşlandırmak. Özen göstermek. Ortalığı velveleye vermek. Yaygara. Dertlenmek. Üzerine titremek. Titizlenmek. Telaş. İnce eleyip sık dokumak.

Home : Ev. Bakımevi. (kuş) yurda dönmek. Özerklik. Hedeflemek. Melce. Aile ocağı. Yerleştirmek. Yuvasına dönmek. Sinyallere göre yönelmek.

Carrying on : Aptalca heyecan gösterisi.

Gadgets : Püf noktası. Marifetli küçük araç. Üçkağıt. Değersiz şeyler. Ivır zıvır. Hile. Küçük alet.

Broil : Izgarada kızartmak. Kaynamak. Izgara yapmak. Yanmak. Pişmek. Kavrulmak. Et kızartmak. Balık kızartmak. Kızartmak.

Fusses : Ortalığı velveleye vermek. Yaygara koparmak. Yaygara. Titizlenmek. Gereksiz yere telaşlanmak. Telaşlandırmak. İnce eleyip sık dokumak. Dertlenmek. Telaş.

Noise : Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Parazit. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Billet : Ödev. Konaklatmak (askeri terim). Konak yeri. Vazife. Konaklama yeri. Pusula. Kütük. Not. Yerleştirmek. Konaklatmak.

Clamor : Bkz.clamour. Haykırmak. Yaygara. Feryat etmek. Çığlık. Yaygara koparmak. Feryat. Bağırıp çağırmak.

Noising synonyms : living accommodations, pied a terre, sweet fanny adams, manufactured home, tract housing, fanny adams, pipes, living quarters, clamour, clamours, hell, ballyhoo, shortchange, dustup, shelter, aught, relative quantity, fracases, crash, bobbery, zip, beeped, made noise, let out, contraption, phone, camp, goose egg, noised, clicked, ballyhoos, furore, cipher.

 

Noising zıt anlamlı kelimeler, Noising kelime anlamı

Falling : Alçalan. Düşen. Düşüş. Düşme. Düşük. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Sukut.

Noising antonyms : unagitated.