Non linear pricing türkçesi Non linear pricing nedir

  • Tekel piyasasında üretim yapan firmanın malını, farklı miktarlarını farklı fiyatlardan satmasına dayanan fiyatlandırma stratejisi. krş. birinci derece fiyat farklılaştırması, üçüncü derece fiyat farklılaştırması.
  • İkinci derece fiyat farklılaştırması.
  • İktisat alanında kullanılır.

Non linear pricing ingilizcede ne demek, Non linear pricing nerede nasıl kullanılır?

Non : Gayri. Karşıtı. Olmayan. Siz.

Linear : Doğrusal. Lineer. Çizgisel. Birinci derece.

Pricing : Fiyat koyma. Paha biçmek. Fiyatlandırmak. Fiyat belirleme. Fiyat tespit etme. Fiyatlandırarak. Fiyatlandırılan. Fiyat uygulaması. Fiyatlandırma.

Non linear : Doğrusal olmayan. Lineer olmayan.

Non linear amplifier : Doğrusal olmayan yükselteç. Doğrusal-olmayan yükselteç.

Non linearity : Doğrusalsızlık. Doğrusalsızlık bozulması.

Non linearity distortion : Doğrusalsızlık bozulması.

Non linear scale : Doğrusal olmayan ölçek.

Non linear molecule : Eğri özdecik. Eğri molekül. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Öğecikleri, bir eksen üzerinde olmayan özdecik.

Non linear transformation : Doğrusal olmayan dönüşüm.

İngilizce Non linear pricing Türkçe anlamı, Non linear pricing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Non linear pricing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Non linear pricing synonyms : a change in individual demand, abolition of forced labour convention, a change in supply, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures, a group shares.