Not bad türkçesi Not bad nedir

  • Fena değil.
  • Fena sayılmaz.

Not bad ile ilgili cümleler

English: Your essay was not bad but I have a few minor niggles.
Turkish: Denemen kötü değildi ama birkaç önemsiz ayrıntım var.

English: Damn! It's not bad!
Turkish: Vay canına! Bu fena değil!

English: You're not bad looking.
Turkish: Sen kötü görünümlü değilsin.

English: You're not bad at this.
Turkish: Bunda kötü değilsin.

English: They're not bad at all!
Turkish: Onlar hiç de kötü değiller.

Not bad ingilizcede ne demek, Not bad nerede nasıl kullanılır?

Not : Yoksa. Gayri. Değil. Olmayan. Yok. Emes. Asla.

Bad : Kokuşmuş. Aynasız. Şanssızlık. Küfürlü. Berbat. Zarar. Sahte. Çürük. Yıkım. Kokmuş.

Not a bit : Asla. Hiç de değil.

Not a few : Birçok. Az değil.

Not a little : Bir hayli. Epey. Ziyadesiyle.

Not a single one of them : Onlardan bir tek bile.

Not a living soul : Hiç kimse. Tek bir allahın kulu. Bir allah'ın kulu (yok vb).

İngilizce Not bad Türkçe anlamı, Not bad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Not bad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Okay : Peki. He demek. Olur. Okeylemek. Kabul. Tasdik. İyi. İdare eder. Oldu.

Rather good : İyice.

Alright : İyi. Peki. Tamam. Olur.

All right : Elbette ki. Sağlam. İdare eder. Eh işte. Kuşkusuz ki. Olur. Zarar görmemiş. Tamam. Olur tamam.

 

Not so hot : İdare eder. Yeterince iyi değil. Pek iyi değil.

Fairly well : İdare eder. Oldukça iyi.

Not so bad : Tamamen kötü değil. O kadar kötü değil.

Passable : Geçer. Geçerli. Geçilebilir. Geçirilebilir. İyi. Muteber. Orta. Geçit verir (yol). Aşılabilir.

Not too bad : Şöyle böyle. İç güveyisinden hallice. İdare eder.