Noticing türkçesi Noticing nedir

Noticing ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't help noticing that Mary was staring at him.
Turkish: Ali Mary'nin ona baktığını fark etmekten kendini alamadı.

English: She walked past him without even noticing him.
Turkish: Onu fark etmeden onun yanından geçti.

English: Oh, sorry for not noticing you. I can only see it (the game) from here.
Turkish: Ah, seni fark etmediğim için kusura bakma. Buradan sadece oyunu görebiliyorum.

English: Ali walked past Mary without even noticing her.
Turkish: Ali onu fark etmeden bile yürüyerek Mary'nin yanından geçti.

English: He ran past without noticing her.
Turkish: Onu fark etmeden hızla geçti.

Noticing ingilizcede ne demek, Noticing nerede nasıl kullanılır?

Noticable : Fark edilebilir.

Notice : Bildirme. Haber. Önemsemek. İhbarname. -e dikkat etmek. Farketmek. İstenilen bir şeyi çevreye yaymak, her tarafa iletmek amacıyla yapılan duyuru. İhtar. Eleştiri. Genelge.

Notice board : İlan panosu. İlan tahtası. Pano. Duyuru tahtası. Duyuru panosu.

Notice deposit : İhbarlı mevduat.

Notice of acceptance : Kabul bildirisi. Kabul bildirimi.

Notice of arrival : Varış bildirgesi.

Noticeably : Vurgulanmış bir biçimde. Fark edilebilir bir şekilde. Farkına varılacak derecede. Farkedilebilir şekilde. Gözle görülür derecede. Besbelli. Oldukça. Göze çarpan bir şekilde. Göze çarpar biçimde. Belirgin ölçüde.

 

Notice of renunce : Cayma bildirimi. Caymanın yasalar karşısında geçerli olması bakımından, yapılması gereken ve koşulları yasalarda gösterilmiş bildirim.

Notice period : Mühlet. İhbar süresi.

Noticed : Hayli. Fark edilebilir. Gözlenmiş. Görülmüş. Önemli.

İngilizce Noticing Türkçe anlamı, Noticing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noticing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cared : Kendini üzmek. Sevmek. Beğenmek. Endişelenmek. Özen göstermek. İlgi duymak. Umurumda olmak. Hoşlanmak. Hevesli olmak.

Nihil : Değer eksikliği (latince). Hiç. Hiçbir şey. Hiçlik. Yokluk. Sıfır.

Become aware of : Haberdar olmak. Farketmiş olmak.

Discovers : Anlamak. Bulmak. Keşfetmek. Ortaya çıkarmak.

Advertize : Reklamını yapmak. Tanıtım yapmak. Reklam yapmak. İlan vermek. İlan etmek.

Mind : Karşı koymak. Zeki insan. An. Kanı. Fikir. Bellek. Kafaya takmak. Us. Hafıza. Aldırmak.

Heeded : Bakmak. Kulak vermek. Aldırmak. Kulak asmak. Önem vermek. Sakınmak. Dinlemek. Önemsiyor olmak.

Acquaints : Bilmek. Haberdar etmek. Tanışmak. Tanıtmak. Bilgi vermek. Haber vermek. Vakıf olmak.

Awakes : Gözü açılmak. Uyandırmak. Harekete geçirmek. Gözünü açmak. Kışkırtmak. Canlanmak. Uyanmak. Uyanık. Uyarmak.

Awaken : Teyakkuz etmek. Dirilmek. Kışkırtmak. Gözü açılmak. Uyanmak. Uyandırmak. İkaz etmek. Canlanmak. Uyarmak.

Noticing synonyms : fanny adams, sweet fanny adams, care, minding, descrying, relative quantity, affirms, advertizes, discovered, discern, bewaring, annunciate, awoke, advertized, clarion, awakened, detects, catch on, advises, have a high opinion of, annunciated, descry, affirm, awoken, beholding, detect, broadcasts, announce, descries, discovering, zippo, discover, awakens.

 

Noticing zıt anlamlı kelimeler, Noticing kelime anlamı

Worker : Personel. Amele. İşgören. Emekçi. İşçi. Bağımlı çalışan. Yaratıcı. Bedensel gücü ile çalışarak yaşantısını sürdüren ve gelir sağlayan kişi. Biyoloji, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Adam.

Noticing antonyms : unseductive.