Nuclear physics türkçesi Nuclear physics nedir

  • Öğecik çekirdeğinin yapısını ve özelliklerini inceleyen doğabilim dalı.
  • Çekirdek bilgisi.
  • Çekirdek fiziği.
  • Nükleer fizik.
  • Fizik alanında kullanılır.

Nuclear physics ingilizcede ne demek, Nuclear physics nerede nasıl kullanılır?

Nuclear : Nükleer. Nükleer başlıklı füze. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Nükleer enerjiyle ilgili. Çekirdeğe ait. Öğecik çekinini ilgilendiren. Atom. Çekirdeğe benzeyen. Çekirdek şeklinde olan. Çekirdeksel.

Physics : Fizik (bilim). Öğrencilere fizik biliminin temel ilkelerini kavratmak, doğa olaylarının niteliğini anlatarak doğanın daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak, yurdumuzun enerji ve zenginlik kaynaklarını tanıtmak ve birtakım teknik bilgi ve becerilerin günlük hayat sorunlarının çözümünde nasıl kullanılacağını açıklamak amacıyla orta dereceli okullar ile kimi yüksek okullarda okutulan ders. Fiziksel. Eğitim, fizik alanlarında kullanılır. Özdek, erke ve bunların karşılıklı etkileşimlerini inceleyen bilim dalı. Doğabilim. Fizik.

Nuclear atom : Çekirdeksel atom. Çekirdeksel öğecik. Çevrel eksiciklerinden soyulmuş çıplak öğecik çekirdeği. Nükleer atom.

Nuclear bomb : Atom bombası. Nükleer bomba.

Nuclear breeder : Her bölünüm kuşağında, olayda kullanılanı aşan tutarda bölünebilir özdek oluşan tepkileşimlik. Breeder reaktörü. Çekirdeksel üretken tepkileşimlik. Çekirdeksel üretken reaktör.

 

Nuclear chain reaction : Zincir tepkimesi. Çekirdeksel zincir tepkileşimi. Nükleer zincirleme reaksiyon. Çekirdeksel zincirleme tepkime. Çekirdeksel zincir tepkimesi. Uranyum 238 gibi üretken çekirdeklerin nötron kaparak, yeni fisil madde oluşturması. Nükleer zincir reaksiyonu. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Başlayınca sürüp giden ve hızı gittikçe artan çekirdeksel bölünme.

İngilizce Nuclear physics Türkçe anlamı, Nuclear physics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nuclear physics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Atomics : Atom bilimi. Atom fiziği.

Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı. Soğurum kıyısı.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Abcoulomb : Abkulon. Saltık coulomb. On kulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi.

Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük.

Absorption band : Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı. Absorpsiyon bandı.

Acoustic absorptivity : Ses soğurganlığı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği. Ses emiciliği katsayısı.

 

Acoustic feedback : Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Akustik geribesleme.

Nucleonics : Atom çekirdekleri bilimi (fizik). Çekirdek fiziği uygulamaları. Nükleonik bilimi. Çekirdek bilimi. Nükleonik.

Absorptiometer : Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurma cihazı. Soğurumölçer. Absorbsiyometre.

Nuclear physics synonyms : absorptivity, abampere, abnormal reflection, accelerometer, atomic physics, accumulation coefficient, absolute units, absorption loss, absolute zero.