Physics türkçesi Physics nedir
- Fiziksel.
- Doğabilim.
- Fizik.
- Özdek, erke ve bunların karşılıklı etkileşimlerini inceleyen bilim dalı.
- Öğrencilere fizik biliminin temel ilkelerini kavratmak, doğa olaylarının niteliğini anlatarak doğanın daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak, yurdumuzun enerji ve zenginlik kaynaklarını tanıtmak ve birtakım teknik bilgi ve becerilerin günlük hayat sorunlarının çözümünde nasıl kullanılacağını açıklamak amacıyla orta dereceli okullar ile kimi yüksek okullarda okutulan ders.
- Fizik (bilim).
- Eğitim, fizik alanlarında kullanılır.
Physics ile ilgili cümleler
English: As usual, the physics teacher was late for class.
Turkish: Her zamanki gibi, fizik öğretmeni, sınıfa geç kalmıştı.
English: Hans Bethe won the 1967 Nobel Prize in Physics for his work concerning energy production in stars.
Turkish: Hans Bethe 1967'de yıldızlarda enerji üretimi hakkındaki işi için fizik nobel ödülünü kazandı.
English: He had a book on physics published.
Turkish: Fizikle ilgili bir kitap bastırdı.
English: Einstein decided to study math and physics so he could become a teacher.
Turkish: Einstein bir öğretmen olabilmek için matematik ve fizik okumaya karar verdi.
English: He decided to specialize in physics at college.
Turkish: O, üniversitede fizik alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
Physics ingilizcede ne demek, Physics nerede nasıl kullanılır?
Applied physics : Uygulamalı fizik.
Atom physics : Atom fiziği.
Atomic physics : Nükleer fizik. Çekirdek fiziği. Atom fiziği.
Department of physics : Fizik bölümü.
Experimental physics : Deneysel fizik.
Laws of physics : Fizik kanunları. Her şeyin nasıl çalıştığına dair kurallar. Doğanın nasıl çalıştığı ile ilgili kurallar.
Astrophysics : Gökfiziği. Uzaydaki özdecik ve öğeciklerden gelen izgelerin çözümlemesine dayanarak, gökcisimlerinin doğabilimsel özelliklerini inceleyen gökbilim dalı. Astrofizik. Gök doğabilimi. Gök fiziği. Uzaydaki öğecik ve özdeciklerin izgelerini fiziksel olarak inceleyen, gök cismi görüntülerini ana fizik yasaları ile açıklamaya çalışan bilim dalı. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Yıldızların ışığını inceleyen, fizik yapılarını araştıran bilim kolu.
Solid state physics : Katıhal fiziği. Katı hal fiziği. Katı cisimler fiziği. Katı hal doğabilimi. Katıların fiziği. Katıların yapı ve özelliklerini inceleyen doğabilim dalı. anl . katı durum doğabilimi.
Pure physics : Teorik fizik. Kuramsal fizik.
Quantum physics : Kuantum fiziği. Öğecikler, çekirdekler ve temel parçacıklar evrenindeki doğabilimsel alayları nicemsel işleybilim denen uzbilimsel kurama göre inceleyen bilim dalı. Kuvantum fiziği. Nicem fiziği. Nicemler doğabilimi.
İngilizce Physics Türkçe anlamı, Physics eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Physics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Thermodynamics : Isıldevimbilim. Isıldirik bilgisi. Isıl-devingenlik. Isı vererek iş üretimi ya da bunun tersi olayları inceleyen bilim dalı. anlamdaş ısılgürellik bilgisi. Isı devinim bilimi. Isıldevinim bilimi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Termodinamik bilimi. Kimyasal tepkimeler ve fiziksel olayların oluşum koşullarını, ara etkileşmelerini erke değişimlerine göre inceleyen bilim dalı. Termodinamik.
Somatic : Vücutla ilgili, vücut yapısıyla ilgili, bedensel. Bedensel. Somatik.
Astronomy : Gökbilim. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Gökcisimlerinin uzaydaki durumlarını, devinimlerini, doğabilimsel - kimyasal yapılarıyla inceleyen bilim dalı. Uzay bılimi. Astronomi. Gökbilimi. Gökcisimlerini inceleyen bilim.
Electronics : Elektronik (bilimi). Çıncalık. Çıncalık bilimi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektronik bilimi. Elektrik olaylarını, elektronların devinimlerinden oluşmuş sayarak inceleyen, özellikle bunların işleyime uygulanışıyla uğraşan fizik dalı. (bu dalın içine özellikle radyo ışıtaçlarının ısıl-iyonsal yayını, ışıkelektrik etkisi, katılardaki iletkenlik, ışınırlık, vb. olaylar girer. uygulama alanında da radyo, televizyon, telefon, radar, bilgisayarlar, vb. bulunur). elektronlarla ilgili, elektronik özellik taşıyan. Elektronik.
Solid state physics : Katıhal fiziği. Katıların yapı ve özelliklerini inceleyen doğabilim dalı. anl . katı durum doğabilimi. Katıların fiziği. Katı cisimler fiziği. Katı hal doğabilimi. Katı hal fiziği.
Nuclear physics : Çekirdek bilgisi. Öğecik çekirdeğinin yapısını ve özelliklerini inceleyen doğabilim dalı. Nükleer fizik. Çekirdek fiziği.
Biophysics : Biyofizik. Canlılardaki fiziksel olayları inceleyen bilim dalı. Biyolojik olayların fiziksel prensiplere dayanarak incelenmesi. Organizmadaki canlılık olaylarını, fizik kuralları açısından inceleyen bilim dalı. Biyoloji fiziği. Dirildoğabilim. Biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dirim fiziği. Canlı organizmalardaki doğabilimsel işlevleri inceleyen bilim dalı. Canlı organizmadaki fiziksel olgu ve süreçleri inceleyen bilim dalı.
Uranology : Gök ve gökcisimleri ilmi. Uranografi.
Body build : Vücut yapısı. Beden yapısı.
Crystallography : Buzsulların dış biçimlerini ve iç yapılanan inceleyen bilim dalı. Kristal bilgisi. Örütbilim. Kırılcayazım. Billurbilim. Kristaller bilimi. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kristalografi. Kristalleri inceleyen bilim. Billur bilim.
Physics synonyms : particle physics, high energy physics, plasma physics, electromagnetics, mechanics, natural science, acoustics, physique, physiques, electrostatics, physical sciences, cryogenics, rheology, physical, electromagnetism, aeronautics, statistical mechanics, natural philosophy, atomic physics, optics, nucleonics, physical science, physical distribution, quantum physics, cryogeny, astronautics.
Physics ingilizce tanımı, definition of Physics
Physics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Natural philosophy. The science of nature, or of natural objects. Especially, that department of natural science which treats of the causes (as gravitation, heat, light, magnetism, electricity, etc.) that modify the general properties of bodies. That branch of science which treats of the laws and properties of matter, and the forces acting upon it.

Bu kısımda Physics kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Physics ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Physics anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Physics ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.