Nuclear türkçesi Nuclear nedir
- Çekirdeğe ait.
- Çekirdeğe benzeyen.
- Öğecik çekinini ilgilendiren.
- Nükleer enerjiyle ilgili.
- Atom.
- Çekirdek şeklinde olan.
- Çekirdeksel.
- Nükleer.
- Çekinsel.
- Nükleer başlıklı füze.
- Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Nuclear ile ilgili cümleler
English: Barack Obama is aiming for an international ban on nuclear weapons, but is not against them in all wars.
Turkish: Barack Obama, nükleer silahlarla ilgili uluslararası bir yasaklamayı hedefliyor, fakat tüm savaşlarda onlara karşı değil.
English: An aircraft carrier can only be destroyed with a tactical nuclear weapon.
Turkish: Bir uçak gemisi ancak bir taktik nükleer silahla yok edilebilir.
English: Afghan democracy needs to be preserved even with nuclear bombs.
Turkish: Afgan demokrasinin bile nükleer bombalarla korunması gerekir.
English: At the Fukushima No.1 nuclear power plant, all the reactors stopped just after the quake.
Turkish: Fukushima No.1 nükleer santralinde, depremden hemen sonra bütün reaktörler durdu.
English: Civilization is now threatened by nuclear war.
Turkish: Medeniyet nükleer savaş tarafından tehdit edilmektedir.
Nuclear ingilizcede ne demek, Nuclear nerede nasıl kullanılır?
Nuclear atom : Çekirdeksel öğecik. Çekirdeksel atom. Çevrel eksiciklerinden soyulmuş çıplak öğecik çekirdeği. Nükleer atom.
Nuclear bomb : Atom bombası. Nükleer bomba.
Nuclear breeder : Her bölünüm kuşağında, olayda kullanılanı aşan tutarda bölünebilir özdek oluşan tepkileşimlik. Breeder reaktörü. Çekirdeksel üretken tepkileşimlik. Çekirdeksel üretken reaktör.
Nuclear chain reaction : Uranyum 238 gibi üretken çekirdeklerin nötron kaparak, yeni fisil madde oluşturması. Başlayınca sürüp giden ve hızı gittikçe artan çekirdeksel bölünme. Zincir tepkimesi. Nükleer zincirleme reaksiyon. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Nükleer zincir reaksiyonu. Çekirdeksel zincir tepkileşimi. Çekirdeksel zincir tepkimesi. Çekirdeksel zincirleme tepkime.
Nuclear charge : Çekirdeksel yük. Bir öğecik çekirdeğindeki toplam artı elektrik yükü. Çekirdek yükü.
Nuclear disintegration : Bir çekirdeğin, enerji yayınlayarak, bir veya daha fazla çekirdeğe ya da parçacığa bölündüğü nükleer dönüşüm. Çekirdek parçalanması. Bozunma. Çekirdeğin parçalanması. Nükleer bozunma. Nükleer parçalanma. Nükleer dağılma. Çekirdeksel parçalanma.
Nuclear emission : Nükleer emisyon. Nükleer salım.
Nuclear chemistry : Yeni öğelerin çekirdeklerini elde etmekle uğraşan ve çekirdek tepkimelerini inceleyen bilim dalı. Çekirdek kimyası. Nükleer kimya.
Nuclear drilling : Çekinsel delme.
Nuclear equation : Çekirdeksel denklem. Çekirdek etkileşimlerinde oluşan özdek ve erke değişimlerini gösteren denklem.
İngilizce Nuclear Türkçe anlamı, Nuclear eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nuclear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Atomic : Atomal. Çok küçük. Atomsal. Atomik. Atomla ilgili.
Monad : Zerre. Monad. Tek hücreli organizma.
Atomical : Atomik. Atomla ilgili. Atomsal.
Atomies : Küçücük şey. İskelet. Zerre. Çok küçük madde.
Atom : Bir elementin kimyasal tepkimeye girebilen en küçük parçası. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir çekirdek içinde çeşitli sayıda proton, nötron gibi temel parçacıklar ile çekirdek çevresinde çeşitli konumlarda (erke düzeylerinde) yer alan elektronlardan oluşan ve öğelerin kimyasal tepkimelere katılan en küçük birim nicelikli parçacığı. Cevher. Öğecik. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir elementin tüm özelliklerini içeren en küçük birimi. Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Çok az miktar.
Monads : Bir değerlik. Tek hücreli organizma. Zerre. Monat. Tek hücreli canlı. Monad. Basit cevher. Birim.
Atomy : Çok küçük madde. İskelet. Zerre. Küçücük şey.
Particle : Cisimcik. Takı. Gramer, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İşlevsel sözcük. Parça. Cüz. Nebze. Parçacık. Granül.
Atoms : Zerre. Çok az miktar.
Thermonuclear : Isıl çekirdeksel. Termonükleer.
Nuclear synonyms : atomic spectrum, nucleoid.
Nuclear zıt anlamlı kelimeler, Nuclear kelime anlamı
Conventional : Konvensiyonel. Basmakalıp. Toplumun ya da toplumsal kümenin gelenek ve göreneklerine uyan. toplumdaki ya da kümedeki yaygın tutum ve davranış ölçülerine eleştirisiz bir uyarlığı anlatan (tutum ve davranış), bk. uymacılık. gerçekte öyle olmamasına karşın öyle sayılan. Geleneksel. Uzlaşımsal. Törel. Bilinen. İtibari. Atomik olmayan. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Peripheral : Dış yüzeye ait. Çevrebirimi. Kenardaki. Çevrel. Yanbirim. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Çevreyle ilgili. Periferik. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dış kenara ait.

Bu kısımda Nuclear kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nuclear ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nuclear anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nuclear ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.