Atomy türkçesi Atomy nedir

Atomy ile ilgili cümleler

English: Jale is an expert in anatomy and knows every bone in the human body.
Turkish: Jale bir anatomi uzmanıdır ve insan vücudundaki her kemiği bilir.

English: If a guy has got a bunch of flowers in his hand, it means that he is going to practise not botany, but anatomy.
Turkish: Bir erkeğin elinde bir demet çiçek varsa, bu onun botanik çalışmayacağı, fakat anatomi çalışacağı anlamına gelir.

English: Every student of biology, anatomy, anthropology, ethnology or psychology is familiar with these facts.
Turkish: Her biyoloji, anatomi, antropoloji, etnoloji ya da psikoloji öğrencisi bu gerçeklere aşinadır.

Atomy ingilizcede ne demek, Atomy nerede nasıl kullanılır?

Anatomy : Teşrih. Analiz. İskelet. Gövde yapısı. İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbirleriyle olan ilgilerini inceleyen bilim dalı, yapı bilimi. herhangi bir organizmanın yapısı. Biyolojinin canlıların iç yapıları ile uğraşan dalı, yapı bilimi. Yapıbilim. Gövdebilim. Anatomi.

Animal anatomy : Hayvan yapı bilimi; hayvanların iç yapıları ile uğraşan bilim dalı. Hayvan anatomisi.

Canine familial dermatomyositis : Dermatomiyozitis. Köpeklerin ailevi dermatomiyozitisi.

 

Comparative anatomy : Canlıların anatomisinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi. Karşılaştırmalı anatomi. Mukayeseli anatomi. Benzerliklerin ve farklılıkları sistematik bir şekilde karşılaştırıldıkları anatomi.

Dental anatomy : Dental anatomi.

Gross anatomy : Çıplak gözle görülebilen vücut yapıları bilimi. Makroskopik anatomi.

Dermatomyositis : İskoç ve şetlant çoban köpeklerinde, çiğneme ve yürüme zorluklarıyla birlikte kıl dökülmesi, kellik, deride kabuklanma, deri, deri altı ve kas dokusunda nekroz odaklarıyla belirgin, akut veya kronik seyirli kalıtsal hastalık, köpeklerin ailevi dermatomiyozitisi. insanlarda deri, deri altı dokusunun ve kasların nekrozu ve irinsiz yangısıyla belirgin akut veya kronik seyirli hastalık. deride eritromatöz değişimler, göz çevresinde ödem ve üst göz kapaklarında morarma hastalığın belli başlı bulgularıdır. Dermatomiyozit. Dermatomiyozitis.

Dermatomycosis : Derinin dış tabakaları, kıllar ve tırnak gibi boynuzsu oluşumlarda meydana gelen mantar enfeksiyonu, epidermomikozis. terim derin mantar enfeksiyonlarına ek olarak dermatofitozisi de içine alır. Dermatomikozis. Dermatomikoz.

Dermatomykosis : Dermatomikoz. Mantarların deride oluşturduğu yangıyla karakterize hastalık.

Human anatomy : Antropotomi. İnsan vücudu anatomisi. İnsan anatomisi. İnsan vücudunun yapısı ve sistemlerini inceleyen bilim dalı.

İngilizce Atomy Türkçe anlamı, Atomy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Atomy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monad : Monad. Tek hücreli organizma.

Framing : Çerçeve düzeltme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karkas. Ahşap çatkı. Çerçeve. Filmi gösterici, bakımlık, kurgu aygıtı ya da film yayın aygıtında resmin pencereye tam olarak çakışmasını sağlayacak biçimde geçmek. Kafes. Çerçeveleme. Sinemacı ya da televizyoncunun, elindeki malzemeyi görüntü çerçevesinin ikiboyutlu alanı içerisine en uygun, en elverişli biçimde yerleştirmesi işi.

 

Allergic reaction : Zararsız bir antijene karşı oluşan bir aşırı bağışık cevap. Aşırı duyarlılık reaksiyonu. Genellikle solunum sorunları ve başka belirtilerin gelişmesine neden olan belirli maddelere karşı aşırı duyarlılık (örneğin, hayvan kılı veya polen). Alerjik reaksiyon. Belirli bir alerjene karşı aşırı duyarlılık. Alerjik tepki.

Molecule : Bir özdeğin bağımsız olarak var olabilen ve onun kimyasal özelliklerini taşıyan en küçük birimi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Küçük parçacık. Molekül. Tozan. Özdecik. Kimyasal bağlarıyla bir arada tutulan bir grup atom. Öğe ya da bileşikleri oluşturan ve onların tüm özgül niteliklerini gösteren en küçük birim özdek.

Free radical : Erkin kökçe. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Radikal. Serbest radikal. Serbest kök. Özgür kök. Çoğunlukla kendi molekülü ile denge durumunda bulunan ve elektron eksiği olan doymamış bir atom kümesi ya da molekül. Bir özdeciğe bağlı olsa da kimyasal bir tepkileşim boyunca, ya da geçici olarak bağımsız duruma geçebilen öğecikler kümesi. Serbest köksel atom. Tek sayıda eksicikleri bulunan, dolayısıyla toplam dönüsü çoğu kez s = 1/2 olan, kimyasal tepkinliği yüksek özdecik parçası.

Carcases : Ölü. Karkas. Cife. Kadavra. Bina iskeleti. Kalıntı. Gövde. Leş. Ceset.

Aught : Zerre kadar. Sıfır. Nesne. Şey. Hiçbir şekilde. Hiç.

Frameworks : Sistem. Kadro. Çatı. Yapı.

Atom : Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Öze. Öğecik. Cevher. Çok az miktar. Bir elementin kimyasal tepkimeye girebilen en küçük parçası. Bir elementin tüm özelliklerini içeren en küçük birimi.

Atomy synonyms : type i allergic reaction, immediate allergy, atopic allergy, hydrogen atom, carbon atom, atomies, atomic spectrum, corpuscle, nuclear, crumb, framework, atoms, glimmers, crumbing, monads, glimmered, barebones, corpuscule, carcase, glimmer, elementary particle, substance, chemical element, atomic, frame, carcass, ace, particle, isotope, atomical, bareboned, aughts, anatomies.

Atomy zıt anlamlı kelimeler, Atomy kelime anlamı

Morality : Moralite. Törel değerlerin bireyde içkinleşmiş iç yaptırımı. Törellik. Aktöre. Ortaçağda, hıristiyan öğretisinin ahlak anlayışını aşılamakta kullanılan bir oyun biçimi. sonradan burjuva ahlak değerlerinin temeli üzerine kurulan ve soyut nitelikleri (iyilik, kötülük, açgözlülük, oburluk, kin, onur, vb.) kişiler olarak sahneye çıkaran oyun. Ahlak. Kişileri özel bir yere oturtmadan kurulan, ahlakı yükseltmek ereğiyle yazılan, kaynağı dinsel temele dayanan orta çağ oyun türü. özellikle ingiltere'de töreci bir oyun biçimidir. bu oyunda soyut nitelikler önem kazanmıştır (iyilik, kötülük, istek, aşk, açgözlülük gibi) sahneye somut kişiler olarak çıkardı. öğrenek oyunu. (örn. "the castle of perseverance") (dayanıklılık kalesi) ve "everyman" - (herkes). Özgücü. Moralite oyunu. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Tonicity : Sıhhat. Ton niteliği. Gergi. Tonisite. Toniklik. Zindelik. Ton. Tonus.

Atomy ingilizce tanımı, definition of Atomy

Atomy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An atom. A mite. A pigmy. A skeleton.