Nutrition türkçesi Nutrition nedir

  • Besin maddelerinin canlı organizmaya alınmasıyla atık maddelerin vücuttan atılmasına kadar geçen süre içinde uğradığı, mekanik, fiziksel, kimyasal ve fizikokimyasal olayların bütünü, alimentasyon.
  • Yiyecek.
  • Besleme.
  • Gıda.
  • Besi.
  • Nütrisyon.
  • Canlıların gelişmeleri ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan besin maddelerini dışardan sağlamaları ve kullanmaları faaliyeti.
  • Besin.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hale getirilmesi. alimentasyon, nütrisyon.
  • Beslenme.

Nutrition ile ilgili cümleler

English: You should complement your nutrition with vitamins.
Turkish: Beslenmeni vitaminlerle tamamlamalısın.

English: Mosquitoes consider human beings a dangerous but necessary source of nutrition.
Turkish: Sivrisinekler insan oğlunu tehlikeli fakat gerekli bir beslenme kaynağı olarak düşünüyorlar.

English: Good nutrition is vital for an infant's growth.
Turkish: İyi beslenme bir bebeğin büyümesi için hayati önem taşımaktadır.

English: Sugary drinks have no nutritional value and contribute significantly to weight gain.
Turkish: Şekerli içeceklerin hiçbir besin değeri yoktur ve kilo almaya önemli ölçüde etki ederler.

 

English: There isn't much nutrition in potato chips.
Turkish: Patates cipsinde çok gıda yok.

Nutrition ingilizcede ne demek, Nutrition nerede nasıl kullanılır?

Nutrition cycle : Beslenme dolaşımı.

Nutrition education : Besin maddelerinin özellikleri, insan vücudunun gelişmesinde yiyeceklerin etkisi ve görevi, yiyecek seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar, iyi beslenmenin sağlık yönünden önemi, ucuz ve dengeli beslenmenin yolları gibi konular üzerinde duran eğitim dalı. Beslenme eğitimi.

Animal nutrition : Hayvan besleme. Hayvan beslenmesi. Hayvanın yaşaması, büyüme ve gelişmesi, döl ve diğer verimlerini verebilmesi için gereksinim duyduğu besin maddelerini sindirim sistemlerine uygun, yeterli miktarlarda ve oranlarda olmak üzere en ekonomik biçimde yem yedirilerek karşılanması.

Autotroph nutrition : Ototrof beslenme. Organizmanın inorganik maddelerden kendisi için gerekli organik bileşikleri üretmesi. sentez için gerekli enerji kimyasal yolla sağlanıyorsa kemoototrof beslenme, güneş ışığından sağlanıyorsa yani fotosentez söz konusu ise fotoototrof beslenme (holofitik beslenme) olarak adlandırılmaktadır.

Haemotrophic nutrition : Gebelikte yavrunun besin gereksinimlerinin plasenta aracılığıyla ana kanından sağlanması biçiminde gerçekleşen beslenme. Hemotrop beslenme.

Nutritional : Besinsel. Nutrisyonel. Besin. Beslenmeyle ilgili. Beslenme ile ilgili.

Heterotroph nutrition : Protozoonun kendisine gerekli olan gıdaları hazır organik maddelerden sağlaması. heterotrof beslenme sindirim olayının dışarıda veya içeride oluşuna göre ikiye ayrılır. bunlar saprozoik beslenme ve holozoik beslenmedir. Heterotrof beslenme.

 

Parenteral nutrition : Parenteral beslenme. Çeşitli nedenlerle ağızdan beslenmesi mümkün olmayan hastalarda gereksinimlerinin damar içi, deri altı veya periton içi olarak verilmesi.

Holozoic nutrition : Holozoik beslenme. Gıdaların protozoonun içinde gıda vakuollerine alınması ve enzimler aracılığıyla sindirilmesi ve daha sonra vakuolü oluşturan zardan hücre sitoplazmasına girmesi biçiminde olan beslenme biçimi.

Nutritional and deficiency anemia : Normal hemoglobin üretimi için gerekli olan, demir, bakır ve b12 vitamini gibi kimi temel maddelerin besinlerde az oluşu veya hiç bulunmayışı veya bunların sindirimi ve emilimindeki bozukluklardan kaynaklanan anemi, nütrisyonel ve eksiklik anemisi, nütrisyonel anemi, yetersizlik anemisi. Beslenme ve eksiklik anemisi. Nütrisyonel ve eksiklik anemisi.

İngilizce Nutrition Türkçe anlamı, Nutrition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nutrition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bread : Para. Rızk. Mangır. Maişet. Mangiz. Tıngır. Ekmek. Kazanç. Geçim.

Handmaids : Hizmetçi. Yanaşma. Hizmetçi kız. Evlatlık. En büyük yardımcı.

Dish : Yemek. Tabak. Tabağa koymak. Atlatmak. Servis yapmak. Mahvetmek. Oymak. Sunmak. Güzel kız. İşini bozmak.

Treat : İşlemek. Otalamak. Zevk veren şey. Zevk. Ismarlama. Ele almak. Yeniden düzenlemek. Muamele etmek. İşlemek (konuyu).

Food : Nevale. Taam. Yemek. Azık. Aş. Yem. Halkın geleneksel yollardan elde ettiği, koruduğu ve yaşaması için tükettiği her türlü bitkisel, hayvansal ve madensel ürün, özdek, yiyecek, içecek. Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime.

Feedings : Rehber. Tağdiye. Geçindirme. Bakma. Beslenen. Verme. Doyurma.

Sustenance : Besleyici değer. Maişet. Yiyecekler. Destek. Rızk. Yaşatma. Besleyici maddeler (bir yiyeceğin içindeki).

Dainty : Nazik. Nezaket. Özellikle küçük lezzetli kurabiye. Zarafet. Mükemmel şey. Nefis. Narin. Leziz şey. Zarif. Lezzetli şey.

Handmaiden : Bayan hizmetçi. Hizmetçi kadın. Hizmetçi kız. Cariye. Odalık. Hizmetçi.

Alimentation : Alimentasyon. Beslenim. Besleme, beslenme. Destekleme.

Nutrition synonyms : victuals, fostering, aliments, chowed, housemaids, nourishment, foddering, mince, nourishments, foddered, lead in, fattening, handmaidens, delicacy, course, foods, mess, eats, feed, nourishing, scientific discipline, food substance, comestible, diet, wheat germ, ingesta, chow, comestibles, breads, gavage, aliment, stodge, chows.

Nutrition ingilizce tanımı, definition of Nutrition

Nutrition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In the broadest sense, a process or series of processes by which the living organism as a whole (or its component parts or organs) is maintained in its normal condition of life and growth.