Objective sensualism türkçesi Objective sensualism nedir

  • Bilgi yerine bilginin konularıyle uğraşan ve tanınabilecek tek şeyin özdek (madde) olduğunu ileri süren görüş.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Nesnel duyumculuk.

Objective sensualism ingilizcede ne demek, Objective sensualism nerede nasıl kullanılır?

Objective : Hedeflenen. Işık mikroskobunda dokuların büyük görüntüsünü elde etmeye yarayan mercek parçası. Minigözler, uzgözler gibi ışıksal aygıtların nesneden yana olan mercekleri. Nesne. Nesne merceği. Maksat. Objektif. Tarafsız. İsmin-i hali. Amaç.

Sensualism : Sansualizm. Duyguculuk. Duyumculuk. Tensel zevklere fazlasıyla düşkün olma. Şehvet düşkünlüğü. Bilginin duyumlar yoluyla elde edileceğini ve gerçekte de her bilginin temelinde duyumların bulunduğunu ileri süren öğreti. Sensuaüzm. İyiliğe duyuların tatmini ile hüküm verilebileceği kuralı (felsefe). Tensellik.

Objective camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nesnel anlatış. Alıcının, konuyu yansız bir tanık gibi, üçüncü tekil kişinin görüş noktasından aktarmasıyla ortaya çıkan durum. öznel anlatışın karşıtı.

Objective case : Nesne durumu. İsmin i hali. Belirtme durumu. İsmin-i hali. Nesne.

Objective clause : Fiilin nesnesi veya edat görevi olan yan tümce (gramer).

Objective criterion : Nesnel ölçüt.

 

İngilizce Objective sensualism Türkçe anlamı, Objective sensualism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Objective sensualism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abulia : İstenç yitimi. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İstem yitimi. Kayıtsızlık. İrade kaybı. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Academy : Yüksekokul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Akademi. Bilim adamları topluluğu. Yüksek okul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Medrese. Okul.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

 

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

A priori knowledge : Önsel bilgi. A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Objective sensualism synonyms : accustoming, academic preparation, abstract reasoning, achievement tests, academic year, achromatopsia.