Obstructive türkçesi Obstructive nedir
- Zorluk çıkarıcı.
- Tıkayıcı veya engelleyici.
- Zorluk çıkaran.
- Obstruktif.
- Engelleyici.
- Obstrüktif.
- Engel olan.
Obstructive ingilizcede ne demek, Obstructive nerede nasıl kullanılır?
Obstructive urolithiasis : Bir veya daha fazla sayıda taşın idrar akımını engellemesiyle belirgin ürolitiyazis. erkek hayvanlarda, özellikle idiş edilenlerde çok daha yaygın olarak görülür. Tıkayıcı ürolitiyazis.
Chronic obstructive pulmonary disease : İnsanlarda amfizem, kronik bronşit ve bronşiolitle belirgin sendrom, koah. soluğan hastalığı. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. Kronik obstrüktif pulmoner hastalık. Koah.
Obstructively : Engel olarak.
Obstructiveness : Engelleme. Zorluk çıkarma durumu. Kaldırma.
Obstructing : Set. Tıkamak. Zorlaştırmak. Engel olmak. Engellemek. Engellenmek. Kapamak.
Obstructions : Engel olma. Kapama. Set. Arıza. Engel. Tıkama. Engelleme.
Obstruction of justice : Adaletin engellenmesi. Adaleti aksatma. Adaleti engelleme.
Obstructionist : Bloke eden. Engelleyen kimse.
Brachycephalic airway obstruction syndrome : Kısa kafalı köpeklerin hava yolu tıkanıklığı sendromu. Kısa kafalı köpeklerin hava yolu hastalığı.
Angle of light obstruction : Bir yapının, bitişiğinde ya da yakınında bulunan öteki yapıların ışık almasına engel olmaması için, ışık kaynağı özek olmak üzere, söz konusu yapılarla arasındaki açıklık. Işık engellemesi açısı.
İngilizce Obstructive Türkçe anlamı, Obstructive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Obstructive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Impedient : Önleyen. Önleyici. Köstekleyici. Engelleyen. Geciktirici. Köstekleyen. Geciktiren.
Deterrents : Caydırıcı silah. Caydırıcı şey. Vazgeçiren şey. Yıldırıcı. Caydıran kimse. Caydırıcı. Önleyici.
Hamperers : Önleyici. Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne.
Impeditive : Amir. Emir. Emri. Mecburi. Evliliğe engel olucu. Zorunlu.
Impeding : Sürüncemede bırakmak. Engellemek. Sekte vurmak. Geciktirmek.
Blockers : Bloke eden şey. Önleyici. Tutan şey. Önleyen şey.
Awkward : Biçimsiz. Aksi. İdaresi güç. Uyumsuz. Ters. İyi yapılmamış. Yöndemsiz. Dik başlı. Mahçup edici. Anlaşılması zor insan.
Hindering : Aksatmak. Engelleme. Sonraya kalmak. Engellemek. Aksamak. Engel olmak. Alıkoymak.
Clogging : Dolmak. Engel olma. Tıkanıklık. Engellemek. Pıhtılaşmak. Kösteklemek. Eski bir dans. Tıkanmak. Tıkama. Doldurmak.
Frustrating : Boşa çıkarma. Sinir bozucu. Moral bozucu. Faydasız. İşi bozan. Beyhude. Boşa çıkaran. Asap bozucu. Engelleyen.
Obstructive synonyms : frustrative, preventive, preclusive, deterrent, disruptiveness, hamperer, hurdlers, disincentive, hurdler, preventives, blocker, hampering, preventative.
Obstructive zıt anlamlı kelimeler, Obstructive kelime anlamı
Permissive : İzin verici. Fazla müsamahakar. Serbest. Aşırı müsaadekar. Her şeye açık. Müsamahakar. Liberal. Aşırı hoşgörülü. İzin veren. İsteğe bağlı.
Obstructive ingilizce tanımı, definition of Obstructive
Obstructive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Presenting obstacles. Hindering. Tending to obstruct. Causing impediment. An obstructive person or thing.

Bu kısımda Obstructive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Obstructive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Obstructive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Obstructive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.