Obstructiveness türkçesi Obstructiveness nedir

Obstructiveness ingilizcede ne demek, Obstructiveness nerede nasıl kullanılır?

Obstructive urolithiasis : Tıkayıcı ürolitiyazis. Bir veya daha fazla sayıda taşın idrar akımını engellemesiyle belirgin ürolitiyazis. erkek hayvanlarda, özellikle idiş edilenlerde çok daha yaygın olarak görülür.

Chronic obstructive pulmonary disease : Koah. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. İnsanlarda amfizem, kronik bronşit ve bronşiolitle belirgin sendrom, koah. soluğan hastalığı. Kronik obstrüktif pulmoner hastalık.

Obstructive : Obstruktif. Engelleyici. Zorluk çıkaran. Tıkayıcı veya engelleyici. Engel olan. Zorluk çıkarıcı. Obstrüktif.

Obstructively : Engel olarak.

İngilizce Obstructiveness Türkçe anlamı, Obstructiveness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obstructiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blocking : Kalıplama. Bloke etme. Öbekleme. Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini, nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi. Karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma. Durdurum. Tıkanıklık. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Yerleştirme.

 

Quality : Fizik, kimya, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kabiliyet. Çeşit. Keyfiyet. Ses rengi. Yetenek. Sayısal olmadan belirtilen özellik. Yapı. Bir şeyi o şey yapan ve başka şeylerle karıştırılmamasını sağlayan varoluş biçimi. Özellik.

Detentions : Evci çıkarmama cezası. Tutukluluk. Engellenme. Tutma. Gecikme. Tevkif. Alıkonma. Gözaltına alma. Tutuklama.

Body checking : Perdeleme.

Heaving : Atma. Kaldırılma. Geminin kabarma ve alçalma hareketi. Bükük asılma. Kabarma. Dirseklerden bükülü kollarla kendini çekerek asılma. Dalga etkisiyle yükselme.

Forestallment : Önceden hareket etme. Bekleme. Önceden harekete geçme. Önüne geçme. Yol kesme. Korunma. Zorla durdurma. Engel olma. Önleyici tedbir. Tahmin.

Elevating : Yüceltilmiş. İhya edilmiş. İhya etme. Yükseltilmiş. Övülmüş. Bir üst makama atama. Yükseğe çıkarılmış. Yüceltme. Yükseğe kaldırılmış.

Abrogation : Yürürlükten kaldırmak. İptal. İlga. Fesih. Feshetme. Lağıv. Yürürlükten kaldırma. İlga etme.

Crackdown : Baskı. Yasaklama. Kısıtlama. Sıkı önlem.

Heavings : Dalga etkisiyle yükselme. Atma. Kaldırılma. Geminin kabarma ve alçalma hareketi. Kabarma.

Obstructiveness synonyms : coaction, abrogations, lifting, abolishment, defeasance, elevation, harmfulness, detention, barrier, annulment, annulments, abolition, frustration, hoisting, elevations, deletion, disappointment, blocking up, poison, body check, bodycheck, crackdowns, injuriousness, endurance, detainment, disappointments.

Obstructiveness zıt anlamlı kelimeler, Obstructiveness kelime anlamı

Constructiveness : Yardımseverlik. Yaratıcılık. Yapıcılık. Olumluluk. Verimlilik.

Destructiveness : Yok edicilik. Yıkıcılık. Ziyankarlık. Tahrip edicilik. Zararlı olma durumu.