Octor türkçesi Octor nedir

  • Erkek oyuncu.
  • Bir oyunda rol alan erkek oyuncu.
  • Tiyatro alanında kullanılır.

Octor ile ilgili cümleler

English: "What have I got, doctor?" "A cold."
Turkish: "Neyim var, doktor?" "Bir soğuk algınlığı."

English: "Whose magazines are these?" "They are the doctor's."
Turkish: "Bunlar kimin dergileri?" "Doktorun"

English: "Everybody dies", said the usually witty doctor as he pulled the plug on his old friend.
Turkish: Eski arkadaşının fişini çekerken, "herkes ölür" dedi genellikle nükteci doktor.

English: A doctor examined Mr. Brown.
Turkish: Bir doktor Bay Brown muayene etti.

English: "I haven't been feeling too good lately." "You had better go to a doctor."
Turkish: "Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum." "Bir doktora gitsen iyi olur."

Octor ingilizcede ne demek, Octor nerede nasıl kullanılır?

Octoroon : Sekizde bir zenci. Sekizde bir oranında zenci kanı taşıyan kişi. Sekizde biri siyah soydan gelen melez ırka ait kişi hakkında kullanılan hakaret edici sözcük.

Octoroons : Sekizde bir zenci. Sekizde bir oranında zenci kanı taşıyan kişi. Sekizde biri siyah soydan gelen melez ırka ait kişi hakkında kullanılan hakaret edici sözcük.

Baby doctor : Çocuk sağlığı uzmanı. Pediyatri uzmanı. Çocuk doktoru. Pediatrist.

Brain doctor : Beyin doktoru.

 

Call a doctor : Doktor çağırın.

Country doctor : Köy doktoru.

Doctor of jurisprudence : Üniversitede hukuk programı tamamlandıktan sonra verilen derece (ayrıca hukuki doktor). Hukuk bilimi doktoru. Üniversite hukuk derecesi.

Doctor of divinity : Th.d. Din doktorası yapmış kimse. İlahiyat doktoru. Din alanında doktorasını tamamlamış kimse.

Doctor knife : Rakle bıçağı. Sıyırma bıçağı.

Do a doctorate : Doktora yapmak.

İngilizce Octor Türkçe anlamı, Octor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Octor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tragedian : Tragedya oyuncusu. Trajedi aktörü. Tragedya oynamada başarı kazanan ve bu tür oyunlardan ün yapan oyunculara verilen ad. Trajedi yazarı. Trajedi oyuncusu.

Actress : Artist. Bir film ya da televizyon oyununda rol alan kadın. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Oyuncu. Bir oyun kişisini, sanatçı yaradılışı ve bilgisi ile, canlandıran ya da gösteren tiyatro sanatçısı. oyun oynama eylemini yapan kişi. (erkek ya da kadın). Bir oyunda rol alan kadın sanatçı. Tiyatrocu. Kadın oyuncu. Aktris. Bayan aktör.

Active hero : Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu. Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Etken kahraman.

After piece : Asıl oyunun sonunda, ona bağlı olmayan bir gösteri ya da oyun. Asıl oyunun sonunda, oyuna bağlı olmadan oynanan kısa oyun. Rönesans döneminde ingiltere'de asal oyuna ek olarak oynanan ve genellikle güldürücü olan kısa yapıt. Art oyun. Ek oyun.

Mummer : Maskaralık. Maskeli oyuncu. Maskara. Orta çağ ingiltere'sinde öykü anlatana verilen, ad. Maskeli aktör. Mamır.

 

Principal : Temel. Okul müdürü. Yönetici. En önemli. Anapara. Asıl. Esas. Ana. Akreditif açtırmak amacıyla bankaya başvuran dışalımcı.

Ham actor : Aktör bozuntusu. Abartılı oynayan yeteneksiz oyuncu. Acemi aktör.

Mime : Düşünceleri ve duyguları kimi kez müzik, kimi kez çeşitli eşyalar eşliğinde, kimi kez dansla ya da gövde ve yüz hareketleriyle yansıtmayı amaçlayan oyun. Taklit etmek. Sözcük anlamıyla "oynamak" ve "oyuncu". gülünçlükler yapan sözsüz oyunu. sözsüz oyun metni, latin tiyatrosunda çeşitli hüner gösteren ve gülünçlükler yapan tuluatçı. Pandomim oyuncusu. Taklitçi. Pantomim. Pandomim. Pandomima. Sözsüz oyun. Sessiz tiyatro.

Actors : Katılımcı. Sanatçılar. Aktör. Oyuncu. Aktörler.

Veterinary surgeon : Veteriner hekimi. Veteriner hekim. Baytar. Operatör veteriner. Veteriner.

Octor synonyms : play actor, movie actor, primary care physician, vet, medical intern, reenactor, role player, angiologist, screen actor, doctor patient relation, scene stealer, medical extern, performing artist, medical man, house physician, gastroenterologist, playactor, dr., upstager, gp, pantomimer, allegory, comedian, extern, medical practitioner, hakim, analyze, trouper, acrobacy, veterinarian, character actor, walk on, heavy.

Octor zıt anlamlı kelimeler, Octor kelime anlamı

Break : Kesmek. Kontrol etmek. Ara vermek. Teneffüs. Tan. Kırmak. Dinlenme. Yakın dövüşü bırakmak. Mola.

Worsen : Daha da kötüleştirmek. Kötüleştirmek. Daha kötü bir hale getirmek. Fenalaşmak. Daha da kötü olmak. Beter etmek. Daha da kötüleşmek. Kötüye gitmek. Daha kötü olmak. Kötüleşmek.