Of age türkçesi Of age nedir
Of age ile ilgili cümleler
English: Caroline Herschel lived to be 98 years of age.
Turkish: Caroline Herschel 98 yaşına kadar yaşadı.
English: Children of age sixteen and under will not be admitted to the theatre.
Turkish: 16 yaş ve altındaki çocuklar tiyatroya kabul edilmeyecek.
English: I've finally come of age.
Turkish: Sonunda reşit oldum.
English: Dick died at ten years of age.
Turkish: Dick on yaşında öldü.
English: I began to study English when I was twelve years of age. At that time I was interested in languages, but not excessively so. Now I can speak English, French, Spanish and Portuguese; and so it is time to learn Latin.
Turkish: On iki yaşında İngilizce öğrenmeye başladım. O zaman dil öğrenmeye ilgim vardı ama öyle aşırı değildi. Şimdi İngilizce,Fransızca İspanyolca ve Portekizce konuşabiliyorum ve şimdi Latince öğrenme zamanı.
Of age ingilizcede ne demek, Of age nerede nasıl kullanılır?
Of : -in. In. Den. -dan. İle ilgili. Hakkında. Karşı. -nın. Nin. -den övünerek bahsetmek.
Age : Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Yaş. Yıpratmak. Eskimek. Yaşlandırmak. Çağ. Reşit olma. Yıllandırmak. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Yaşlanmak.
Be of age : Reşit olmak. Belli bir yaşa ulaşmak. Yaşı kemale ermek. Belli bir yaşta olmak. Rüştünü ispatlamak. Rüştünü ispat etmek.
Came of age : Olgunlaşma ve kişisel bir kimlik geliştirme. Kendi fikirlerine sahip olma.
Come of age : Reşit olmak. Rüştünü kazanmak. Rüştünü ispat etmek. Rüştünü ispatlamak.
Coming of age : Reşit olma. Reşit olmak.
Correction of age : Yaş tashihi.
İngilizce Of age Türkçe anlamı, Of age eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Of age ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Maturest : Olgun. Dinlendirmek (şarap). Kemale ermiş. Erginleşmek. Vadesi gelmiş. Tamam. Kemale erdirmek. Erişmek. Tekamül etmek.
Pubescent : Erin. Tüylü (botanik terimi). Ergen. Pubesant. Tüylü. Baliğ.
Of sound mind : Aklı başında. Kanunen yetkin.
Grown up : Yetişkin. Olgun. Büyük. Büyümüş.
Mature : Matür. Tamam. Eşeysel olgunluğa erişmiş canlı. Kemale ermiş. Dinlendirmek (şarap). Olgun. Tekemmül etmek. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Erişmek.
Riper : Uygun. Görmüş geçirmiş. Sulu. Ameliyata hazır (apse). Açık saçık. Olgun. Hazır. Müstehcen. Dinlendirilmiş.
Grownup : Olgun. Yetişkin. Yetişkin kimse.
Full grown : Büyümüş. İyi gelişmiş. Tam gelişmiş. Yetişkin. Tamamıyla büyümüş. Olgun. Tam gelişmiş veya büyümüş.
Ripest : Ameliyata hazır (apse). Olgun. Olgunlaşmış. Pişkin. Tam vakti gelmiş. Uygun. Hazır. Sulu. Görmüş geçirmiş.
Of age synonyms : of legal age, full age, maturer, of full age, brought up, ripe, adult.

Bu kısımda Of age kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Of age ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Of age anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Of age ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.