Of the best türkçesi Of the best nedir
- En iyilerinden.
- Seçkin.
- En iyiler arasında en iyisi olan.
- En iyilerin en iyisi.
Of the best ile ilgili cümleler
English: Ali is one of the best dancers I've ever seen.
Turkish: Ali şu ana kadar gördüğüm en iyi dansçılardan biridir.
English: Ali Jackson is one of the best detectives in Boston.
Turkish: Ali Jackson Boston'daki en iyi dedektiflerden biridir.
English: Broccoli is one of the best vegetables for you.
Turkish: Brokoli senin için en iyi sebzelerden biridir.
English: As far as I know, he is one of the best doctors in town.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, o, şehirdeki en iyi doktorlardan biridir.
English: Ali is one of the best in the business.
Turkish: Ali işinde en iyilerden birisi.
Of the best ingilizcede ne demek, Of the best nerede nasıl kullanılır?
Of : Yüzünden. -den övünerek bahsetmek. -in. -nin. -nın. İle ilgili. -li. Li. Nin. -dan.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Best : Geçmek. En çok. En iyi şekilde. Birinci sınıf. Baskın çıkmak. Hakkından gelmek. En iyisi. Yenmek. En. En iyi.
One of the best : En iyilerinden.
Of the essence : Kritik öneme sahip. Çok önemli. Çok gerekli.
Of the same kind : Soydaş. Türdeş. Hemcins.
A chip of the old block : Babasının oğlu. Babasına çok benzeyen çocuk.
Of the same sex : Aynı cinsiyete ait. Aynı cinsiyetten. Aynı cinsten olan.
Of the first magnitude : Türünün en iyisi. Türünün en mükemmeli.
Of the name of : İsminde. İsmiyle namında.
İngilizce Of the best Türkçe anlamı, Of the best eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Of the best ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Braw : Yetkin. Yerinde. Gösterişli ve canlı bir şekilde renkli. Mükemmel. Hoş. Güzel. (iskoçça) gösterişli. İyi. İyi giyinmiş. Gösterişli.
Exquisite : Nazik. Hassas. Çok büyük (acı veya mutluluk). Aşırı. Nefis. Keskin. Kibar. Üstün. Zarif.
Choicer : Elit. Kaliteli. Seçme. Güzide. Kalburüstü. Üstün.
Eminent : Kolayca görünen. Yüksek (yer). Ünlü (kişi). Üstün. Yüce. Yüksek (mevki). Tanınmış ve üstün. Yüksek rütbeli. Yüksek.
Picked : Seçilmiş. Toplanmış. Seçme.
Privileged : Şereflendirilmiş. İmtiyazlı. Muaf. İltimaslı. Öncelikli. Nasipli. Ayrıcalıklı. Mümtaz. Ayrıcalık tanınmış.
Excellent : Birinci sınıf. Ahım şahım. Mükemmel. Üstün. Mümtaz. Dört dörtlük. Kusursuz. Ömre bedel. Çok iyi. Nefis.
Elite : Seçme kısım. Elit. Elit tabaka. Bir toplumda gücü ve saygınlığı olan toplumsal küme. Seçkin sınıf. Seçkinler. Seviyeli. Kalburüstü.
Eximious : Kusursuz. Üstün. Güzide. Seçme. Seçilmiş. Mümtaz. Mükemmel. Faziletli.
Prominent : Önemli. Ünlü. Çıkıntılı. Önde gelen. Belirgin. Kolayca görünen. Çıkık. Göze çarpan. Fırlak.
Of the best synonyms : eligibles, one of the best, eligible, distinguished, choice, outstanding.

Bu kısımda Of the best kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Of the best ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Of the best anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Of the best ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.