Of the old school türkçesi Of the old school nedir

Of the old school ingilizcede ne demek, Of the old school nerede nasıl kullanılır?

Of : -den övünerek bahsetmek. -dan. İle ilgili. -den. Hakkında. -nin. -in. -nın. Nin. Karşı.

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Old : Köhne. Eski. Büyük. Eski zamanlar. Deneyimli. Önceki. Eskimiş. İhtiyarlamak. Yaşlı. Pişkin.

School : Sürü halinde yüzmek (balık). Yetiştirmek. Okul. Tiyatroda yeni bir görüş, başka bir duyuş, anlayış ve heyecan getiren ve bunları birtakım kurallara bağlayan çığır. Birdem. Mektep. Bilimyurdu. Tarz. Eğitmek. Okul binası.

A chip of the old block : Babasının oğlu. Babasına çok benzeyen çocuk.

Of the essence : Kritik öneme sahip. Çok önemli. Çok gerekli.

Of the best : En iyiler arasında en iyisi olan. En iyilerinden. En iyilerin en iyisi. Seçkin.

Of the first water : Birinci sınıf. En halis cinsten. Çok iyi. En iyi.

Of the first magnitude : Türünün en mükemmeli. Türünün en iyisi.

İngilizce Of the old school Türkçe anlamı, Of the old school eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Of the old school ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fuddy duddy : Eski kafalı kimse. Demode tavırları ve fikirleri olan kimse (genellikle daha yaşlılar). Tutucu kimse. Tutucu. Sıkıcı kimse. Örümcek kafalı kimse.

Conservative : Ölçülü. Mantıklı. Göze çarpmayan. Tutucu kimse. Dikkatli. Mutedil. Gösterişsiz. Muhafazakar parti üyesi. Hiç aşırıya kaçmayan.

Fustiest : Küf kokulu. Kokuşmuş. Köhne. Modası geçmiş.

Narrow minded : Dar görüşlü. Bağnaz. Geri kafalı.

Behind the times : Demode. Geri kafalı. Köhne. Modası geçmiş. Zamanı geçmiş. Zamanın gerisinde. Çağın gerisinde.

Fossil : Kalıntı. Taşıllaşmış. Köhne. Çok eski. Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ve izleri, taşıl. Taşıl. Köhneleşmek. Fosil. Taşlaşmak. Taşlaşmış.

Fogyish : Modası geçmiş. Demode.

Fustier : Köhne. Kokuşmuş. Modası geçmiş. Küf kokulu.

Grubby : Buruk zeytin lezzeti. Kirli. Kurtlu. Kurtlanmış. Pis.

Of the old school synonyms : old fogeyish, fusty, old fashioned, grubbiest, grubbier, hidebound.