Offensive open market transactions türkçesi Offensive open market transactions nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Dinamik açık piyasa işlemleri.
  • Merkez bankasının parasal tabanı değiştirmeye yönelik yapmış olduğu açık piyasa işlemleri. krş. savunmacı açık piyasa işlemleri.

Offensive open market transactions ingilizcede ne demek, Offensive open market transactions nerede nasıl kullanılır?

Offensive : Pis. Saldıran. Ofansif. Saldırıyla ilgili. İğrenç. Saldırgan. Sürekli saldırı. Taaruza ait. Hakaret eden. Saldırı.

Open : Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Genişletmek. Açık. Serbest. Ferah. Deşmek. Dürüst. Geniş. Fora etmek. Kısık olmayan (ses).

Market : Alışveriş yapmak. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Çarşı. Pazarlamak. Genel satak. Satak. Satmak. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Talep. Satışa çıkarmak.

Transactions : Kalemler. Alım satım işlemleri. Muamelat. Toplantı tutanağı. İşlemler. Hareketler. Zabıt. Tutanak (kuruma veya derneğe ait).

Defansive open market transactions : Merkez bankasının parasal tabanın cari düzeyini korumak amacıyla yapmış olduğu açık piyasa işlemleri. krş. dinamik açık piyasa işlemleri, arındırım. Savunmacı açık piyasa işlemleri.

 

Future market transactions : Gelecek piyasa işlemleri. Gelecek sözleşmelere dayalı olarak yapılan alım satım işlemleri.

Dynamic open market transactions : Merkez bankasının parasal tabanı değiştirmeye yönelik yapmış olduğu açık piyasa işlemleri. krş. savunmacı açık piyasa işlemleri. Dinamik açık piyasa işlemleri.

İngilizce Offensive open market transactions Türkçe anlamı, Offensive open market transactions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offensive open market transactions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Offensive open market transactions synonyms : a shift in supply, abolition of forced labour convention, a group shares, a change in demand, ability rent, a pass through certificate.