Officeholder türkçesi Officeholder nedir

  • Resmi mevkide olan kimse.
  • Bir makam işgal eden kimse.
  • Devlet memuru.

Officeholder ingilizcede ne demek, Officeholder nerede nasıl kullanılır?

Officeholders : Resmi mevkide olan kimse. Devlet memuru. Bir makam işgal eden kimse.

İngilizce Officeholder Türkçe anlamı, Officeholder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Officeholder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Office holder : Memur.

Ald : Yasal organ üyesi. Devlet görevlisi. Alderman.

Civil servants : Memurlar. Memur.

Incumbent : Görevli. Yükümlü. Görevdeki. Boynunun borcu. Zorunlu. Memur. Görevli kimse. Üzerine vazife olan. Görev olarak yükletilmiş. Düşen.

Sergeant at arms : Parlamentoda güvenlik görevlisi. Komiser. Kanun ve düzeni korumakla görevlendirilmiş memur.

Public servant : Kamu görevlisi. Memur. Kamu çalışanı.

Civil servant : Kamu personeli. Memur. İdare memuru. Kamu çalışanı. Kamu hizmetlisi.

Officer : İdare etmek. Görevli. Makam sahibi. Sağlık memuru. Sakçı memuru. Memur. Polis memuru. Komuta etmek. Subayları atamak. Yetkili.

Holder : Elmen. İyesi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan kişi, elde tutan, eldeci. Taşıyan. Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Paydaş. Hamil. İçine bir şey konulan nesne. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Eldeci. Sahip.

 

Probation officer : Gözaltı memuru. Göz hapsinde tutan görevli. Şartlı tahliye memuru. Nezaret memuru. Vesayet memuru. Şartlı tahliye edilmiş kimseyle ilgilenen memur. Gözetim memuru. Denetimli serbestlik görevlisi.

Officeholder synonyms : office bearer, public official, functionary, official, officeholders, serjeant at arms, government official.

Officeholder ingilizce tanımı, definition of Officeholder

Officeholder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A placeman. An officer, particularly one in the civil service.