Olanaksızlaştırmak nedir, Olanaksızlaştırmak ne demek

  • Olanaksız duruma getirmek, imkânsızlaştırmak

Olanaksızlaştırmak tanımı, anlamı

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat

Olanaksızlaştırma : Olanaksızlaştırmak işi, imkânsızlaştırma.

Olanak : İmkân.

Olanaksız : Olanağı olmayan, olma ihtimali bulunmayan, gayrimümkün, imkânsız.

İmkansızlaştırmak : Olanaksızlaştırmak.

İmkansızlaştırma : Olanaksızlaştırmak işi.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

İmkansız : Olanaksız. olanaksız.

Getirme : Getirmek işi.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

İmkan : Olanak. İmkân - imkân ihtimal: hiç bir ihtimal. olanak.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Diğer dillerde Olanaksız üçleme savı anlamı nedir?

İngilizce'de Olanaksız üçleme savı ne demek ? : impossible trinity hypothesis