Old fashioned türkçesi Old fashioned nedir
- Demode.
- Modası geçmiş.
- Viskili bir kokteyl.
- Eski kafalı.
- Viski kokteyli.
- Eski moda.
- Eski.
Old fashioned ile ilgili cümleler
English: My parents are very old fashioned.
Turkish: Ebeveynlerim çok eski kafalı.
English: Your ideas are quite old fashioned.
Turkish: Fikirlerin oldukça çağ dışı.
English: I'm a little old fashioned, you know.
Turkish: Bilirsin, ben biraz eski modayımdır.
English: Those shoes are old fashioned.
Turkish: Bu ayakkabılar eski modadır.
Old fashioned ingilizcede ne demek, Old fashioned nerede nasıl kullanılır?
Old : Yaşlı. ...yaşında. Eski zamanlar. Önceki. Eskimiş. Deneyimli. İhtiyarlamak. İhtiyar. Büyük. Köhne.
Fashioned : Moda. Ayarlanmış. Uydurulmuş. Şekillendirilmiş. Oluşturulmuş. Yaratılmış. Adapte edilmiş. Elle şekil verilmiş. Yapılmış.
Old fashioned concept : Modası geçmiş kavram. Artık popüler olmayan görüş. Güncelliğini yitirmiş kavram.
Old fashioned medicine : Kocakarı ilaçları (tavuk çorbası, hintyağı, vs.). Modern tıbbın gelmesinden önce kullanılan tedaviler. Modası geçmiş tıbbi tedaviler.
Old fashionedness : Eski moda.
In an old fashioned way : Eski moda bir şekilde. Geleneksel bir şekilde.
Old age : İhtiyarlık. Yaşlılık dönemi. Kocalık. Sosyal güvenceler anlamında güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da geçmiş sayılması ve belirli bir süre güvenceliliğinin süregelmiş olması, belirli bir süre kesenek ödemiş olması durumu. Yaşlılık.
İngilizce Old fashioned Türkçe anlamı, Old fashioned eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Old fashioned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fossil : Taşlaşmış. Taş ya da kayaların içerisinde rastlanan taşlaşmış, canlı ya da canlı parçalan. taşıl. Fosilleşmiş. Fosilleşmek. Fosil. Kalıntı. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Köhneleşmek. Geçmiş yerbilim zamanlarına ilişkin hayvan ve da bitkilerin, yerkabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri.
Conservative : Riske girmek istemeyen. Yalın. Ölçülü. Muhafazakar. Mutedil. Gösterişsiz. İhtiyat. Alçak gönüllü. Tutucu kimse.
Anachronistical : Doğru zaman dilimine göre belirlenmemiş (kişi, nesne veya olay hakkında). Zamanı uygun bir şekilde belirlenmemiş. Kronolojik hayatla ilgili. Kullanılmayan.
Grubbier : Kurtlanmış. Pis. Kurtlu. Buruk zeytin lezzeti. Kirli.
Fusty : Küf kokulu. Küf kokan. Küflü. Kokuşmuş. Köhne. Küflenmiş.
Fustiest : Küf kokulu. Köhne. Kokuşmuş.
Antiquated : Yaşlı. Köhneleştirilmiş. Yaşı ilerlemiş. Antika. Antika olmuş. Köhne. Eskimiş.
Old fashioned synonyms : demoded, demode, old fashionedness, old fogeyish, corniest, anterior, fogyish, old style, behind the times, whiskey sour, auld, grubbiest, naff, antique, narrow minded, out of date, fuddy duddy, musty, ancient, ci devant, cornier, crusted, hidebound, obsolescent, outmoded, cut and dried, deprecated, archaic, archaeo, chronics, obsolete, grubby, obsoletes.

Bu kısımda Old fashioned kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Old fashioned ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Old fashioned anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Old fashioned ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.