Olfactory nerve türkçesi Olfactory nerve nedir

  • Koklama siniri.
  • Burun boşluğu mukozasının koklama ile görevli bölgesinde yayılmış olan ve beyne bağlı bulunan sinir.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Koku alma siniri.
  • Koku siniri.

Olfactory nerve ingilizcede ne demek, Olfactory nerve nerede nasıl kullanılır?

Olfactory : Koklamaya ait. Olfaktör. Koklama duyusu ile ilgili. Koku alma ile ilgili. Burun. Koku duyusuyla ilgili. Koklama duyusuna ait. Koku almayla ilgili. Koklama. Olfaktori.

Nerve : Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Kuvvet. Damar (yaprak). Arsızlık. Sinir. Gayret. Cesaret vermek. Küstahlık. Sinirlere hakim olma.

Olfactory nerves : Olfaktif sinirler.

Olfactory cell : Olfaktör hücre. Burun boşluğunda bulunan ve koku reseptörü olan bipolar nöronlar. Koku alma hücresi.

Olfactory cells : Koku alma hücreleri. Koku alma bölgesinde bulunan, apikal yüzeyinde sayıları 6 ila 20 arasında değişen, hareketsiz siller taşıyan, bazalde sinirlerle bağlantılı hücreler.

Olfactory epithelium : İnsanda burun boşluğu içinde, yalancı tabakalı epitelden oluşan, aralarında farklılaşmış koku alma hücreleri bulunan bölge. Olfaktor epitel. Olfaktör bölge.

İngilizce Olfactory nerve Türkçe anlamı, Olfactory nerve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Olfactory nerve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Olfactory nerve synonyms : abiotic environment, abacus bodies, abductor muscle, a cells, acacia, aardvarks.