Oligonucleotide directed mutagenesis türkçesi Oligonucleotide directed mutagenesis nedir

  • İn vitro olarak sentetik oligonükleotitler kullanılarak istenilen nükleotitlerin mutasyona uğratılması.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Oligonükleotit aracılığı ile mutagenez.

Oligonucleotide directed mutagenesis ingilizcede ne demek, Oligonucleotide directed mutagenesis nerede nasıl kullanılır?

Oligonucleotide : Oligonükleotit. Kısa bir polinükleotit zinciri oluşturmak için bir araya gelmiş birkaç nükleotitten oluşan dna polimeri. 20ye kadar nükleotitten oluşan kısa zincir.

Directed : Yönlendirilmiş. Güdümlü. Hedeflenmiş. Yönelik. Yönetilen. Dönük. Yönlenmiş. Yönlenik.

Mutagenesis : Mutagenez. Genetik mutasyona yol açma olayı. Genetik mutasyonun indüklenmesi. Mutajenez. Mutasyon oluşumu. Genetik değişim başlatma.

İngilizce Oligonucleotide directed mutagenesis Türkçe anlamı, Oligonucleotide directed mutagenesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oligonucleotide directed mutagenesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

 

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

Oligonucleotide directed mutagenesis synonyms : a cells, abiotic factor, abo blood groups system, abacus bodies, acacia, aardvarks.