Olympic games türkçesi Olympic games nedir

  • Olimpiyatlar.
  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Her dört yılda bir kez, her biri başka bir ülkede yapılmak üzere uluslararası olimpiyat kurulunca düzenlenen uluslararası spor yarışları ile şenlikleri.
  • Olimpiyat oyunları.

Olympic games ile ilgili cümleler

English: The Olympic Games take place every four years.
Turkish: Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir gerçekleşir.

English: The Olympic Games are held every four years.
Turkish: Olimpiyat oyunları her dört yılda bir yapılır.

English: She is preparing to the Olympic Games this year.
Turkish: Bu yılki Olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor.

English: In 776 B.C., the first Olympic Games were held at the foot of Mount Olympus to honor the Greeks' chief god, Zeus.
Turkish: Yunanlıların önde gelen tanrısı Zeus'u şereflendirmek için İsa'dan Önce 776'da ilk Olimpiyat oyunları Olimpos Dağının eteğinde düzenlendi.

English: Kosovo will participate in the Olympic Games 2016.
Turkish: Kosova 2016 Olimpiyat Oyunları'na katılacak.

Olympic games ingilizcede ne demek, Olympic games nerede nasıl kullanılır?

Olympic : Olimpiya nehrine ait. Olimpiyat. Olimpik.

Games : Oyunlar. Spor yarışları. Spor. Spor oyunları.

The olympic games : Olimpiyat oyunları. Olimpiyatlar.

Transmission of the olympic games : Olimpiyat oyunlarının televizyon aracılığıyla değişik ülkelere ve kıtalara aktarılması işi. Olimpiyat yayını. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Olympic beacon : Olimpiyat oyunları müddetince yakılan meşale. Olimpiyat meşalesi.

Olympic flag : Olimpiyat bayrağı.

İngilizce Olympic games Türkçe anlamı, Olympic games eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Olympic games ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Athletic : Spora özgü. Spor. Atletizmli ilgili. Atletik. Atletizmle ilgili. Atletlerle ilgili. Bedence güçlü. Sporcu. Atletik yapıya sahip olan. Sportif.

Cage : Çekiç atma ile disk atmada, yarışçıları, görevlileri, izleyenleri korumak için, atma döngülerinin çevresine ağzı atış yönüne doğru c harfi biçiminde yerleştirilen ağlı kafes. Kamp. Koruma kafesi. Düşerge. [#kafes Kafese koymak]. Kafes.

Chief timekeeper : Süre yönetmeni. Süre yargıcılarının görevlerinden, saptanan derecelerin yazılıp yayımından sorumlu yargıcı.

Baton : Sopa. Cop. Çubuk. Baton. Asa. Bayrak sopası. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru. Baston. Değnek.

Approach : Varmak. Görüşmek. Yaklaşım sergilemek. Andırmak. Ulaşmak. Girişmek. Temasta bulunmak. Benzemek. Yaklaşma. Gelişme koşusu.

Caution : İhtiyat. Dikkat. İkaz etmek. Sakınma. Uyarmak. Korunu. İhtar. Yürüyüş yarışlarında, yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye, yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığı uyarı. Tembih etmek.

 

Combined competitions : Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar. Birleşik yarışlar. Çoklu yarışmalar.

Break the record : Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek. Sonaşamlamak. Rekoru kırmak. Rekor kırmak. Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında).

Chief result recorder : Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı. Varış yönetmeni.

Olympic games synonyms : oliympic games, angle of flight, games of the olympiad, advancing foot, the olympic games, olympics, athlete, the olympics, arce of circle, athletics, chief course judge, bar clearence.