Omphali türkçesi Omphali nedir

Omphali ingilizcede ne demek, Omphali nerede nasıl kullanılır?

Omphalic : Göbek. Omfalik.

Omphalitis : Omfalit. Göbek iltihabı. Göbek enflamasyonu.

Avian omphalitis : Kanatlılarda göbek yangısı. Sarı kese enfeksiyonu.

Monomphalien : Monomfaliyen. Tek göbek kordonlu yapışık ikizler.

Omphalectomy : Omfalektomi.

Omphalomesenteric : Omfalomezenterik. Göbek ve ince bağırsak askısına ait.

Omphalode : Tohum göbeği.

Omphaloskepsis : Meditasyon amacıyla kişinin göbek deliğine konsantre olması. Meditasyona yardımcı olmak için kişinin göbeğine doğru (mide) bakarak derin bir şekilde düşünmesi.

Omphalophlebitis : Göbek toplardamarının yangısı. göbek kordonunu enfeksiyonu sonucu gelişir. septisemiye, irinli eklem yangısına, karaciğer ve göbek apselerine ve karaciğerde tromboflebitise yol açar. Omfaloflebitis. Omfaloflebit.

Exomphalos : Göbek fıtığı. Ekzomfal. Eksomfalos. Omfalosel. Egzomfal.

İngilizce Omphali Türkçe anlamı, Omphali eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Omphali ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Point : Sivriltmek. İşaret etmek. Doğrultmak (silah). Ucunu sivriltmek. Göstermek. Noktalamak. Ferma yapmak (av köpeği). Puan. Tevcih etmek. Nokta.

Umbilicus : Umbilikus. Tohum göbeği. Göbek çukuru. Göbek deliği. Eğrinin düz hatlarının geçtiği nokta.

 

Bosoming : Kucaklamak. Balkon. Saklamak. Gizlemek. Göğüs. Kucak. Orta. Döş. Bağır.

Venter : Karın boşluğu. Çıkıntı. Karın, karna benzer çıkıntı, mide. Batın. Venter. Karın. Ana rahmi.

Artery : Atardamar. Anayol. Kanı kalpten akciğerlere ya da vücudun diğer bölgelerine taşıyan damarlar, arter. çaplarına göre, 0.5 mm çaplı, lümeni dar, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, dış örtüsü ince olan arteryoller, çapları daha büyük, içte ve dışta elastik lamina bulunan, 40 sıra kadar düz kas örtüsü olan kassı arterler ve daha kalın, aort ve bundan ayrılan kolların oluşturduğu büyük elastik arterler şeklinde gruplandırılır. arter. Arter. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ana cadde. Ana yol. Nehir. Anacadde.

Center : Özek. Orta alan oyuncusu. Santra. Bkz.centre. Merkez almak. Ortalamak (merkezlemek). Çevresinde dönüp dolaşmak. Orta. Ilımlı politik görüş. Merkezde toplamak.

Centrically : Merkeze ait. Merkezi.

Centerpiece : En önemli öğe. Sofra ortasındaki süs. Masaya konulan orta süsü. Rozet. Göbek süsü. Merkezi konumdaki obje. En önemli parça. Ortada yer alan süsleme (bir masanın, vb.).

Branch : Çay. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Sapma. Ajans. Branş. Yayılmak. Kol. Ayırmak. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları. canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus. Dallanmak.

 

Bosoms : Saklamak. Balkon. Koyun merkez. Elbisenin göğüs kısmı. Orta. Bağır. Kucak. Döş. Kucaklamak.

Omphali synonyms : omphalus, central office, bosomed, bell foundry, centrical, centrum, arterial, administrative centre, centre, stomach, center point, centric, centers, belly button, center piece, bay window, bosom, abdomen, navel, bobbin, bellybuttons, centerpieces, branches, belly, bellies, bellybutton, omphalos.