On fire türkçesi On fire nedir

  • Yanıyor.
  • Çok seksi.
  • Tutuşmuş.
  • Yanan.
  • Ateşli.
  • Yanmakta.
  • Alevler içinde.

On fire ile ilgili cümleler

English: A car in the parking lot is on fire.
Turkish: Otoparktaki bir araba yanıyor.

English: Ali couldn't rule out the possibility that someone had lit his house on fire.
Turkish: Ali birinin evini ateşte yakmış olması ihtimalini kabul edemedi.

English: I burned my forefinger on fire tongs.
Turkish: Ateş maşasıyla işaret parmağımı yaktım.

English: The chimney caught on fire and the house burned down.
Turkish: Baca ateş aldı ve ev tamamen yandı.

English: A lot of houses were on fire.
Turkish: Çok sayıda ev yandı.

On fire ingilizcede ne demek, On fire nerede nasıl kullanılır?

On : İle. Yanmak. Üzerinde. De. Esnasında. Civarında. Üstünde. E doğru. Makbul.

Fire : Çalışmak (motor vb.). Dağlamak. İşten atılma. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Ateşe vermek. Ateş. İşten çıkarmak. Soruvermek. Yangın. Alev almak.

Be on fire : Gaza gelmek. Yanmak.

Set on fire : Orman yakmak. Tutuşturmak. Yakmak. Ateşe vermek. Alevlendirmek.

Set the thames on fire : Meşhur olmak. Mucizeler yaratmak. Büyük bir başarı elde etmek. Ortalığı ateşe vermek. Büyük başarı kazanmak. Ortalığı velveleye vermek. Ortalığı ayağa kaldırmak.

 

Set the world on fire : Dünyayı ateşe vermek. Önemli bir başarıya imza atmak. Büyük bir etki veya tesiz veya izlenim yapmak. Bir devrime sebep olmak. Dünyayı ayağa kaldırmak.

Setting on fire : Tutuşturma.

İngilizce On fire Türkçe anlamı, On fire eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On fire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burst into flames : Alev almak. Ateş almak. Tutuşmak. Tutuşan. Çabucak alev almış.

Alights : Rastlamak. Ateş içinde yanan. Işıkları yanmış. Aydınlanmış. Şans eseri bulmak. Işıl ışıl. Konmak. İnmek. Yere inmek.

In flames : Alevli. Alevler içinde yanmakta. Alev alev. Ateş içinde.

Ablaze : Pırıl pırıl. Işıltılı. Heyecanlı. Hararetli. Şevkli.

Fevered : Hararetli. Ateşi olan. Telaşlı. Hummalı. Heyecanlı. Hararetli olan. Sıtmalı.

Febrile : Kan naklinin ateşli reaksiyonları. Febril. Hummalı. Heyecanlı.

Eagers : Arzu. Gayretli. Canlı. Sabırsız. İstekli. Hevesli. Can atan. Şevkli.

Flared : Parlayan. Kloş. Kademeli olarak dışa doğru bükülen. İspanyol paça. Alev almış. Alevlenmiş.

Fervent : Sıcak. Hararetli. Koyu. Gayretli. Hevesli. Coşkun. Tutkulu. Şevkli. Kızgın.

Afire : Alevler içindeki. Alev alev.

On fire synonyms : burning, evangelicals, searing, aglow, armed, blazing, alighted, burnings, ardent, flaming, eager, combust, lits, aflame, fervid, evangelical, enthusiastic, lighted, singed, expansive, lit, alight, amatory.