On purpose türkçesi On purpose nedir

On purpose ile ilgili cümleler

English: Did you break the window on purpose or by accident?
Turkish: Pencereyi kasıtlı olarak mı kırdın yoksa kazara mı?

English: She broke the vase on purpose to bother me.
Turkish: Vazoyu beni rahatsız etmek için kasten kırdı.

English: He broke the vase on purpose to bother me.
Turkish: Beni sinirlendirmek için bilerek vazoyu kırdı.

English: She broke the dish on purpose just to show her anger.
Turkish: O sadece öfkesini göstermek için tabağı kırdı.

English: He made mistakes on purpose to annoy me.
Turkish: Canımı sıkmak için hataları kasıtlı olarak yaptı.

On purpose ingilizcede ne demek, On purpose nerede nasıl kullanılır?

On : Üstünde. Civarında. Makbul. Çakırkeyif. E doğru. De. Yönünde. Hazır. Üzerinde. Olmakta olan.

Purpose : Tasarlamak. Amaç. Bir eylem ya da davranışın yöneldiği bilinçli amaç. Verilmek istenen mesaj. Yönseme. Kastetmek. Yasan. Takip etmek. Azim. Kasıt.

Accidentally on purpose : Bilerek olduğu halde kazara yapmış gibi göstermek (argo terim) görünürde kazara ancak gizlenmiş kötü niyet veya fenalık ile yapılan. Bilerek olduğu halde kazara yapmış gibi göstermek.

On a charge of murder : Cinayet suçlaması ile.

 

On a daily basis : Günlük olarak. Günlük bazda. Her gün. Günlük.

On a full stomach : Tok karnına. Yemek üstüne.

On a knife edge : Diken üstünde. Gergin.

İngilizce On purpose Türkçe anlamı, On purpose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On purpose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intentionally : İsteyerek. Taammüden.

Of set purpose : Düşünülerek. Kararlı bir şekilde.

Meaningly : Anlamlı bir şekilde. Manalı manalı.

Peculiar to : -e özgü. Özgü. Has.

Peculiar : Acayip. Özel eşya. Özgün. Olağandışı. Zati. Özel. Özel mülk. Ayrıcalık. Hususi.

Volitionally : İradeli olarak. İradeyle. Amaçlayarak. İsteyerek.

Particular : Madde. Özgü. Dikkate değer. Tam. Dikkatli. Olağandışı. Özellik. Özel. Tikel. Ayrıntılı.

Designedly : Kasıtlı. Tasarlanarak. Özellikle.

Ruminatingly : Düşünüp taşınarak. Yenen yemeği yeniden geri getirip çiğneyerek. Geviş getirerek. Dalgın dalgın. Düşünceli bir şekilde.

On purpose synonyms : purposedly, scienter, prepensely, intently, calculatedly, in jest, especial, by design, purposely, maliciously, consciously, calculatingly, purposeful, in cold blood, deliberately, advertently, of malice aforethought, for fun, just for fun, with malice prepense, deliberatively, by choice, ad hoc, witting, advisedly, despitefully, knowingly, wittingly, of malice prepense, intentional, wilfully, flagrantly.