On the opposite side türkçesi On the opposite side nedir

On the opposite side ile ilgili cümleler

English: His house is on the opposite side of the street.
Turkish: Onu evi caddenin karşı tarafında.

English: That man standing near the door and that woman on the opposite side of the room next to the window have photographic memories.
Turkish: Kapının yanında duran o adamın ve pencerenin yanındaki odanın diğer tarafındaki o kadının fotografik anıları var.

On the opposite side ingilizcede ne demek, On the opposite side nerede nasıl kullanılır?

On : Makbul. Hazır. E doğru. Giyilmiş. Üstünde. Esnasında. Olmakta olan. Civarında. Açık. De.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Opposite : Karşısında. Karşılıklı. Aleyhinde. -in karşısında. Ters. Zıt. Karşısındaki. Karşı yönde. Aksi.

Side : Desteklemek. Yanındaki. Taraf tutmak. Yan. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Takım. Yön. Kenar. Cephe. İkincil.

The opposite side : Diğer taraf. Zıt taraf. Karşı taraf.

On the alert : Alarm durumunda. Uyanık. Teyakkuz halinde. Tetikte. Hazırlıklı.

On the air : Radyoda. Ünalgıda yayınlanmakta. Yayında. Radyo tv yayında.

 

On the beam : Doğru yolda. Doğru. Doğru fikirli. Doğru yönde. Tam.

On the average : Normal oranda. Orta miktarda. Ortalama olarak.

İngilizce On the opposite side Türkçe anlamı, On the opposite side eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the opposite side ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Per contra : Aksine. Karşı taraftaki. Hesabın karşı tarafında. Öbür taraftan. Diğer taraftan. Tersine.

Trans : Karşı. Öbür tarafında. Her bir homologda bir dominant ve bir resesif alelin bulunduğu bağlantı durumu. moleküllerin stereoizomerlerinde atomların geometrik olarak farklı yönde yerleşmiş bulunmaları. golgi kompleksinin olgunlaşma yüzü. Ötesinde. Öte. Değiştirme. Trans.

Across the way : Yolun öte tarafında.